Trabzonspor

Trabzonspor limit sıkıntısını böyle çözdü

Trabzonspor yaz transfer döneminde 9'u yabancı, 2'si yerli 11 transfere imza attı. Transfer ettiği oyuncularda harcama limitlerine takılmak istemeyen Fırtına, yüksek bonservis verdiği futbolcuların ödemelerini vadeye yayarak amacına ulaştı.

07 Ekim 2020 09:20
(Güncellendi: 25 Mart 2026 00:00)

Trabzonspor yaz transfer döneminin hareketli takımları arasında yer aldı. Doğan Erdoğan, Jose Sosa, Novak, Abdurrahim Dursun, Koray Kılınç, Da Costa, Messias, Guilherme, Ndiaye ve Alexander Sörloth'la yollarını ayıran bordo-mavililer 9'u yabancı, 2'si yerli, 11 transfer yaparken, Edgar Ie de kiradan döndü.

Sörloth transferinden kasasına 10 milyon euro koyan Trabzonspor, Guilherme ile yolları 350 bin euro ödeyerek ayırdı. Transfer ettiği oyuncularda harcama limitlerine takılmak istemeyen Fırtına, yüksek bonservis verdiği futbolcuların ödemelerini vadeye yayarak amacına ulaştı.

Sabah

Yorumlar

(4)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

A
Ali usta 07.10.2020, 09:45

Bu yönetime kim ts lu olup ta dil uzatıyor sa kendi menfaati ve çıkarı için ona yazıklar olsun...

Yanıt vermek için
K
Kemal SAKA 07.10.2020, 09:55

Göstermeyin bunları, Ali KOÇ'un tırnakları bitti. Yüreği yetmiyor, kendi rakamlarını A.Ş yatırımcılarına bile açıklayamıyor. Baktım, makyaj yapmış dün medyaya karşı demiş ki, 8.5milyon transfer karı!.. Artıda gösterecek tek boya bu, naapsın onu sürmüş. Yıl sonu gelir-gider den bahsettiği yok. O da biraz mümkün olsun diye Tüpraş'ın kar kaleminden reklam ve sponsorluk giderinden alıp batırmakta olduğu FB'yi fonlamaya çalışıyor. Al ordan koy buraya yinede zarar yinede zarar oğlu zarar. Mağfi Eğilmez'in 3 Haziran 2019 da Ali Koç'a kulübü nasıl borçlandırdığına dair yazısı herşeyi açıklıyor. Internetde açıp okuyun. Her kulüp taraftarı ve sevenleri TS un halka açıkladığı verilerin aynısını kendi kulüp idarecilerinin kapısına dayanıp istemedikçe, VE Maliye Bakanlığı zaten uyuyorken bu kulüpler daha çok makyajla kamuoyunu kandırır. Şu anda en güçlü, en şeffaf ve en çok finansal toplumsal denetime açık takım Trabzonspor. Kim bundan iftihar ediyor!. Kimse, peki neden? Hiçte bir zararını görmüyorum ne ben taraftar nede kulüp idaresi. Bizden daha çok idarecilerini boğan takım yokken bu o kadarda sorun olmuyorsa; diger kulüplere söylüyorum; koysanıza kardeşim şu Trabzonspor un tablosunun yanına kendi tablonuzu!. Neden ki bu korku, bu endişe? Açıklayın, hafifleyin. Kime ne maaş veriyorsunuz, ne menejerlik veriyorsunuz. Forma sattığınız bilet sattiğınız taraftarlarınıza açıklamak zorundasınız. Toplumsal denetime açın artık şu kulüpleri bu sözüm devletimizin sevk ve idaresinedir. Şeffaf ve denetlenebilir kulüp idaresi istiyoruz. Kim neyi nasıl batırıyor yada çıkarıyor bırakında görelim kardeşim. Elimizde bizimde kalem var, bırakında mürekkebi kurumasın.

Yanıt vermek için
G
Giresunlu 07.10.2020, 11:26

Sayin Kemal SAKA çok haklisiniz sonuna kadar katiliyorum ama herkes biliyorki ulkenin basi fb divan kurulu uyesi yani 25 yillik gonulden bagli bir uye federasyon baskani fb eski asbaskani mhk medya para hepsi ellerinde kime neyi anlatacagiz biz dogru bildigimizi yapalim da varsin sampiyon yapmasınlar ama biz hep zirvede olalim kendimizi avrupa liglerinde kanitlayalim bizim hedefimiz orasi olsun birakalim bu super lig ciftliginde ne halleri varsa görsünler...

Yanıt vermek için
K
Kemal SAKA 07.10.2020, 14:00

Sn. Giresunlu, efendim bana göre Trabzonsporun mevcudiyeti ve ontolojisi savunduğu değerlerden beslenir. Yani, haktan, hukuktan adaletten yana tavır ve talep seti inşa etmekle sanki mükellef kılınmış bir kaderle haşrolmuş gibidir. Dikkat buyurursanız, Tranzonspor'un hasseten hakları gaspedildikçe sanki İlahi plandan bir el gelip gelip devamlı olarak Türk Futbolunu tokatlamaktadır. Bunun için futbol ekonomisinin paçal analizine(toplam futbol ekonomisi bataktır) veya ülke sınırlarının dışına çıktığında nasılda bu kadar büyük bütçelerin 3kuruşluk takımlara tokatlanıp geldiğine(toplam futbol sportif başarı bataktadır) bakınız. Değirmen, en çok hakedeni değilde en çok kayrılanı Avrupa'ya gönderdiği sürece, tablonun değişmeyeceğini kendi söylüyor zaten. Çünkü en rekabetçi takımı değil, SİSTEM tarafından el bebek gül bebek kollanan, tembelliğe alışmış, yere düşsen faul çalınır, serbest vuruş gol olur beklentisine gark olmuş bir sporcu ve idareci, Avrupaya gittiğinde ayazda kalmış salatalık gibi pörsüyüp, pörsüyüp geliyor. Halbu ki, burada bırakacaksın kıran kırana mücadele olacak, kim daha iyiyse Avrupaya o gidecek, şampiyon O olacak. Bırakılıyor mu, Hayır! Efendim birileri gencecik evladımız(askerliğini bu ülkede yapar)Serkan'ın hayal ve alınterlerini çimlere gömdüğünde sanıyor olabilir ki, şampiyonluk felan bir başarıdır. Dolayısıyla ille de şampiyonluk veya illede Avrupa'da başarı gibi nesnel hedeflerden ziyade Trabzonspor'luluk, illede Anadolu'yu Anadolu yapan değerlerin muhafazası ve geliştirilmesi olarak meseleye yaklaşır. Şampiyonluk şu bu, bunlar sporu sadece endüstri olmak seviyesine indirmiş kapitalizimin hedeflediği bir tür ilizyondur. Bu değilmidir ki, hepimizi başta birer sporsever olarak bulup sonrasında kutu tüketicisine dönüştürdü. Eğer bir ülkede spor bizi daha ahlaksız kılıyorsa, orda spordan ne anladığımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Mesala bana bakın, ben diyorum ki, ne şampiyonluğu Tranzonspor'un 3.lige düşse başım üstüne ben yine Trabzonsporluyum!... Nedeni girizgahta belirttiğim değerlerin ona yaratılışında verili olmasındandır. Siz dünyada 35 yıldır şampiyonlukları engellenen, her türlü ala-vere ile baş etmek zorunda bırakılan bir taraftarlık dünyada gördünüz mü? Birileri harami olacak birileri haktan-adaletten yana saf tutacak. Yeryüzü böyle, siz varın yazınızdaki hedefleri yeniden gözden geçirin ve deyin ki; Trabzonspor'umuzun lütfuda hooş, kahrıda hoş... Varsın şampiyonluk mampiyonluk olmasın. Bizi bahtiyar kılan, hak-hukuk-adaletten yana olabilmemizdir. Belki bunu bile Trabzonspor'a borçluyuz. Bahtiyarız efendim, sıkıntı yok. Ülkenin başı şöyleymiş, sonu böyleymiş, maçımıza fenerli hakem atanıyormuş, hala tüpçü, çimentocu TFF'de oturuyormuş bunlar muhim değil efendim. Biz kişileri sempatilerinden, gönüllerinden geçen sevgiden ötürü yargılamayız. Bununla beraber, icraatlar ve uygulamalar elbette bu kadar uzun süredir canımızı yakmakta ve psikolojimizi bozmakta iken yeri geldiğinde canımızı verdiğimiz devletimizin ricalinden hak ve adalet beklentilerimiz var, bunuda ferasetimizi muhafaza çabasıyla, orda burda işte şu yazıların altında yer bulmaya çalışarak dile getirmeye gayret ediyoruz. Hülasa bizim Trabzonsporluluğumuz ülkenin başı, ortası veya sonunun ne veye nerde olduğu ile hiç ilgili değildir efendim. Kıymeti kendinden menkuldur ve KOŞULSUZ(burası önemli, demem ki şampiyon ol seveyim seni!) TRABZONSPOR SEVİGİSİYLE mevcut kılınmıştır. Temiz bir ikincilik, kirli bir şampiyonluktan yeğdir efendim; biz böyle gördük, böyle yetiştirildik. Doğu Roma dediğim 6takımla temsil edilen İstanbul'la tekme tokat dövdükleri Anadolu arasında o kadarda fark olsun efendim. Biz mağduruz efendim efendim ama zalim olmamanında bir mükafatı var lütfen bundan emin olunuz. Belki benim ömrüm yetmeyecek ama, bir gün bu ülkede sporda adalet tesis edilsin diye çabalamaktan, evlatlarımızın hakkı için vazgeçme lüksümüz bulunmamaktadır efendim. Çünkü yarınlar, bugünlerin nasıl şekil aldığı ile yakından alakalıdır efendim. Asla pes etmek yok. Onlara gömmek düşüyorsa, bize Serkanları sahaya sürmek efendim. Böyle yaratılmışız, öncesini ve sonrasını ziyadesiyle yaratan bilir. içten sevgi ve saygılarımla,

Yanıt vermek için