Trabzon

Trabzon’a KTÜ'den deprem uyarısı: Sahil ve dolgu alanları için kritik çağrı

Karadeniz’de Trabzon açıklarında meydana gelen 3.7 büyüklüğündeki depremle ilgili KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü açıklama yaptı.

28 Ocak 2026 13:35
(Güncellendi: 28 Ocak 2026 13:59)

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), 27 Ocak 2026 tarihinde Karadeniz’de meydana gelen ve Trabzon’da hissedilen depremle ilgili kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yayımladı. KTÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü tarafından yapılan değerlendirmede, depremin Trabzon kıyılarına yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, yerin yaklaşık 10 kilometre derinliğinde, saat 23.25.50’de meydana geldiği belirtildi. Depremin lokal büyüklüğünün ML 3.7, moment büyüklüğünün ise Mw 3.6 olduğu kaydedildi.

Deprem Sahil Kesimlerinde Daha Fazla Hissedildi

Açıklamada, hafif şiddetteki depremin KTÜ’ye ait deprem kayıt istasyonlarında kaydedildiği, özellikle sahil kesimleri başta olmak üzere yaklaşık 100 kilometre çapındaki bir alanda hissedildiği ifade edildi. Son dönemde Karadeniz Bölgesi’nde artan küçük ölçekli depremlerin, bölgede yaşayan vatandaşlarda endişe oluşturduğu vurgulandı.

trabzona-deprem-uyarisi-sahil-ve-dolgu-alanlari-icin-kritik-cagri

Karadeniz Düşük Depremsellikte, Ancak Risksiz Değil

KTÜ’nün değerlendirmesinde, Karadeniz ve çevresinin genel olarak düşük depremselliğe sahip bir bölge olarak tanımlandığı, bölge depremlerinin çoğunlukla sığ odaklı ve kabuksal nitelikte olduğu belirtildi. Kuzeydoğu Karadeniz kıyılarında sıkışma tektoniğinin etkili olduğu, bu nedenle bindirme mekanizmasına sahip depremlerin oluşabildiği kaydedildi.

Kuzey Anadolu Fay Zonu Uyarısı

Trabzon’u etkileyebilecek başlıca tektonik unsurlar arasında, doğudan batıya uzanan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ile sahile paralel uzanan Karadeniz Fayı gösterildi. Güneyde yer alan KAFZ’ın oldukça aktif bir fay olduğu, Karadeniz Fayı’nın ise daha yavaş hareket ettiği belirtildi. KAFZ’ın 7.0 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekilerek, bu fayın Trabzon’a en yakın mesafesinin 100-150 kilometre olduğu aktarıldı.

Açıklamada, KAFZ üzerinde meydana gelebilecek büyük depremlerin, Trabzon ve çevresinde özellikle gevşek zeminli sahil kesimlerinde şiddetli şekilde hissedilebileceği ifade edildi. Bu kapsamda, 1939 Erzincan Depremi’nin (M 7.9) Trabzon’da da hissedildiği ve AFAD verilerine göre kentte 12 kişinin hayatını kaybettiği, 318 binanın yıkıldığı hatırlatıldı.

trabzona-deprem-uyarisi-sahil-ve-dolgu-alanlari-icin-kritik-cagri

Bölge Deprem Üretme Potansiyeline Sahip

Karadeniz Bölgesi’nde aletsel dönemde meydana gelen depremlere de değinilen açıklamada, 1968 Bartın Depremi (Ms 6.5) ile 2012 yılında Gürcistan açıklarında meydana gelen Mw 5.8 büyüklüğündeki depremin, bölgenin tamamen pasif olmadığını ortaya koyduğu belirtildi. Son dönemde yaşanan küçük depremlerin de bu aktivitenin sürebileceğini gösterdiği kaydedildi.

Trabzon “Düşük Tehlike” Kategorisinde, Ancak…

Türkiye’nin Yeni Deprem Tehlike Haritası’na göre Trabzon’da beklenen en büyük yer ivmesi değerlerinin ortalama 0.2g civarında olduğu, bunun ilin “Düşük Tehlike” kategorisinde yer aldığını gösterdiği ifade edildi. Ancak özellikle dolgu alanlar ve alüvyon zeminlerde bu ivme değerlerinin artabileceği, depremlerin daha şiddetli hissedilebileceği uyarısında bulunuldu.

Dolgu Alanlar İçin Yapı Güvenliği Vurgusu

KTÜ açıklamasında, son yıllarda Trabzon’da deniz dolguları ve alüvyon alanlarda yapılaşmanın artmasının riskleri yükselttiğine dikkat çekildi. Bu alanlarda yapı stoklarının güvenliğinin sorgulanması gerektiği belirtilerek, yerel yönetimlere mikrobölgeleme çalışmaları yapılması, riskli alan ve binaların belirlenmesi, bu kapsamda kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.

Kaynak: KTÜ

Yorumlar

(2)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

E
Ersan G 28.01.2026, 15:53

Deprem her yerde olabilir burası tamam. Karadeniz fayı için bildiğimiz ciddi büyüklükte deprem Bartında olmuş ve o da Orta ve Doğu Karadenize uzak bir nokta. Ancak tüm Türkiyede olduğu gibi yapı stoğu çok kçtü, zeminler kötü üzerindeki inşaatlar daha da kötü. Bu ndedenle devletin tüm binaları inceleyip en riskli olanlarını belirlemesi ve bir şekilde destekle (Kdv indirimi vb) bu bölgelerdeki yenilemeyi teşvik etmesi şart. Köy ve yayla dahil kümes dahil izinsiz inşaata izin vermemesi de şart

Yanıt vermek için
R
Reissssssss 28.01.2026, 23:58

Belediyelerimiz kentsel dönüşüm le yeni binalar yapacağına yüzlerce milyonu binaların dışını kaplama eskiyi örtme işine harcıyorlar ve bu parada bakanlıklar marifetiyle transfer ediliyor,,kendi kendimiz kendi elimizle kendi aklımızla yok ediyoruz .,bilerekmi yapıyoruz bilmeyerekmi hiç belli değil,,inşaalah bilmeden yapıyorlar eğer gerçekleri bildikleri halde cephe süsleme işi yapılıyorsa büyük ihanet öyle böyle değil..ne bilim ne ilim hiç bir şeyi dinlemeden herkes kafasına göre..böyle gitmez,

Yanıt vermek için