Trabzon

Profesör Dr. Mikdat Kadıoğlu'dan Trabzon için uyarı geldi! “Ölümlerin kök nedeni arasına katılmalı”

İTÜ Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Trabzon’da sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerin kayıt altına alınmadığını vurguladı.

16 Temmuz 2025 10:08
(Güncellendi: 16 Temmuz 2025 10:39)

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iklim değişikliği ile mücadelede bireysel tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekerek, su, enerji ve gıda israfının çevreye verdiği zararın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kadıoğlu, israfı sadece ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik bir günah olarak tanımladı.

İklim değişikliğiyle mücadelede bireysel tüketim alışkanlıkları her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Uzmanlara göre su, enerji ve gıda başta olmak üzere kaynakların bilinçsiz kullanımı, hem çevresel tahribatı artırıyor hem de iklim krizini derinleştiriyor. İsrafın sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir tehdit olduğuna dikkat çekiliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, su ayak izi yüksek ürünlerin tüketimi, aşırı alışveriş ve atık üretimi gibi bireysel davranışların doğaya olan baskıyı artırdığını belirtti.

Kadıoğlu, "Bizim dinimizde israf günahtır. Fazla alışveriş yapıyoruz çöpe atıyoruz bu bir israf. Su, gıda, enerji gibi çok kötü kullanım var. İklim değişikliği ile mücadelede az tüket yeniden kullan geri dönüşüm diyoruz. Aslında bunlar çevreyi koruma ile ilgili ekolojik şeyler. Bunların israfla ilişkili olduğu düşünerek ben buna ekolojik günahlar diyorum. Çünkü vatandaş belki de olayı böyle daha iyi anlar. İsrafı ne kadar engellersek çevreye, doğaya baskımız o kadar azalacak. Bu çevreyi, doğayı, iklim değişikliği ile mücadeleyi kolaylaştıracak" dedi.

"Aşırı et tüketimi iklimi zorluyor"

İklim değişikliğiyle mücadelede beslenme alışkanlıklarının da önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Kadıoğlu, özellikle aşırı kırmızı et tüketiminin çevresel etkilerine dikkat çekti. Bir kilogram kırmızı etin sofraya gelene kadar yaklaşık 15 ton su tüketildiğini belirten Kadıoğlu, "İklim değişikliğinde yediğimize, içtiğimize dikkat etmemiz gerekiyor. Çok aşırı et tüketimi iklim değişikliğine katkıda bulunuyor. 1 kilogram kırmızı et sofraya gelene kadar 15 ton su tüketilmiş oluyor.

O yüzden su ayak izi küçük ürünler kullanmamız lazım. Tropikal bitkiler, meyveler avakoda, kivi gibi bunlardan uzak durmak lazım. Bunlar tropikal yağmur suyu istiyor. Buraya özgü bitkiler mısır, fasulye onlarda da protein var. Tamam et yemeyin demiyorum ama aşırıya kaçmamak lazım. Su ayak izi ne kadar yüksek ürünler tüketiyorsak o kadar dünyada zarar veriyoruz" şeklinde konuştu.

"Sıcak hava dalgaları görmezden geliniyor"

Prof. Dr. Kadıoğlu, yaz aylarında artan sıcak hava dalgalarının şehirlerde ölüm riskini artırdığını, ancak bu ölümlerin çoğu zaman kayıt altına alınmadığını da dile getirdi. Betonlaşmanın etkisiyle oluşan "kent ısı adası" etkisinin, yaşlılar, çocuklar, obez bireyler ve hastalar için ciddi tehlike oluşturduğunu vurgulayan Kadıoğlu, "Yaz ayları sıcak. Arada bir sıcak hava dalgaları geliyor. Beton olan yerlerde kent ısı adası var. Bütün bunlar birleştiği zaman apartmanların üst katlarında hasta, obez, yaşlı ve çocuklarda ölümler gerçekleşiyor.

Avrupa'da 2003 yılının Ağustos ayında 35 bin kişi öldü. Hastanelerde bunların kayıtları sıcak hava dalgası diye kaydedilmiş. Türkiye'deki ölümlerde böyle bir kayıt düşürülmüyor. Trabzon'da sıcak hava dalgalarından kaç kişi ölüyor diye araştırma yapsak kayıt yok. Bunlar kayıt dışı. Ölümlerin kök nedenlerinin arasına sıcak hava dalgalarının katılmasında büyük yarar var" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA

Yorumlar

(3)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

F
Fakir vatandaş. 16.07.2025, 12:51

en büyük gıda ve giyim israfını bu ülkeye gelen arap turistler yapıyor.Gözlerimle şahit oldum.Döviz gelsin ne olursa olsun..Adamların parası değerli.Bizim yerli insanımız israf yapmaz.Atalarından gelen bir gelenektir.Nimete saygı vardır.Ziyan etmez israf etmez..Bu ülkede %60 70 i zaten açlık sınırı altında maaş alıyor.İsrafa sıra kalmıyorki.İsrafı % 60-70 üzrinde olan geliri iyi vatandaşlar yapar.Masaları donatırlar.yemediğini giymediğini çöpe atar.Özeti budur.

Yanıt vermek için
K
köksal şahin 16.07.2025, 14:37

helal olsun yorumunun altına imzamı aynen atıyorum.

Yanıt vermek için
E
ERDEM AKSOY 16.07.2025, 15:38

Bütün sosyal medya mecralarında yok ülkede kırmızı et çok tüketiliyor ölümlerin ana nedeni bu yok şu yok bu.En düşük emekli maaşı ile asgari ücretli ayda kaç defa dana et eti yiyor.Size kalsa akşam sabah makarna yiyin.Bu ülkeden bir şey olmaz.Hepsi satılmış medyasıda siyasetide bürkorasisi de.Yazıklar olsun size.Kim çocuğuna sabahları adam gibi yumurta ,süt,peynir,zeytin ,bal veya reçelle kahvaltı yaptırabiliyor.Hikaye anlatmayı artık bırakın et demek protoin demek .

Yanıt vermek için