Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Vatan Partisi’nin 16 Nisan referandumunun iptali için yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin gerekçeli kararını açıkladı. Kurul, referandumun iptaline yönelik başvurunun oy çokluğuyla reddedildiğini duyurdu.
YSK’nın gerekçeli kararında, alınan kararın seçim sonuçlarına doğrudan etki eden bir müdahale olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
“Tam kanunsuzluk koşulları oluşmadı”
Kurul kararında, referandumun iptal edilmesi için gerekli şartların oluşmadığı vurgulandı. Gerekçede, "Henüz sandık sonuçları belirmeden ve tercihler üzerindeki olası etkisi bilinmeden alınan bu karar, eşitlik ve tarafsızlık ilkesine de uygun objektif bir karardır. Bu itibarla Kurul kararının (mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edilmesi) seçimin neticesine tesir eden bir müdahale olarak değerlendirilmesi mümkün değildir" denildi.
YSK ayrıca mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edilmesine ilişkin kararın, henüz hiçbir sandık sonucu kurula ulaşmadan alındığını vurguladı.
İtirazların temel noktası mühürsüz oylar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Vatan Partisi, referandum sürecinde bazı usulsüzlükler yaşandığı iddiasıyla seçimin iptali için YSK’ya başvuruda bulunmuştu.
Muhalefet partilerinin itirazlarının temelinde, YSK’nın Doğu’da oy sayımı sürerken Batı’da sandıkların kapanmasına kısa süre kala aldığı ve sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulalarını geçerli sayan karar yer alıyor.
“Belirli şartlar altında geçerli sayıldı”
Kurulun gerekçeli kararında mühürsüz oy pusulalarına ilişkin uygulamaya da yer verildi.
Kararda, "Anılan karar, sandık kurulunca mühürlenmeyen zarf ve oy pusulası ile kullandırılmış olan oyların belirli şartların gerçekleşmesi halinde geçerli sayılmasını öngören bir karar olup, diğer kontrol mekanizmaları ile sahih olduğu teyit edilmeyen oyların geçerli sayılması sonucunu doğurmamaktadır" ifadeleri kullanıldı.
YSK üyesinden karşı oy
Gerekçeli kararda referandumun iptal edilmesi yönünde görüş bildiren Yüksek Seçim Kurulu Üyesi Cengiz Topaktaş’ın değerlendirmelerine de yer verildi.
Topaktaş, referandum öncesindeki propaganda süreci ile mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılması kararının Anayasa’nın seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını düzenleyen 67’nci ve seçimlerin genel yönetimi ve denetimi hakkındaki 79’uncu maddelerini ihlal ettiğini savundu.
Topaktaş, "Anayasa değişikliği gibi önemli bir halk oylamasının anlatılması noktasında, sivil toplum kuruluşlarının gerektiği gibi propaganda yapma haklarını kullanamamaları, seçim kanunlarında yapılan değişikliklerin bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanamayacağı kuralının gözardı edilmesi sonucu, radyo ve televizyon kanallarının sadece kendi görüşlerine yer vermeleri ile Anayasa değişikliği metninin halka anlatılmasında farklı görüşlerin eşit temsil edilmemesi ve 560 sayılı kararımızın yarattığı sonuç gözetildiğinde, Anayasamızın 67 ve 79. maddelerinin ihlal edildiği, bu nedenlerle seçimlerin iptali yolundaki başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, Yüksek Kurulumuzun sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum" dedi.
“Karar hatalıydı”
Topaktaş, mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edilmesine ilişkin kararın görüşülmesi sırasında itiraz ettiğini ancak kamuoyunda oluşabilecek tartışmaların öngörülemediğini ifade etti.
Kararı “hatalı” olarak nitelendiren Topaktaş, "Hatalı yönlerden en başta geleni kanun koyucu gibi hareket etmemiz olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.