Türkiye’nin gündemine oturan Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanma süreci, beraberinde "gizli belgelerin ifşası" konusundaki kronolojik tartışmaları da getirdi. Cumhuriyet Gazetesi’nin 29 Mayıs 2015’te yayımladığı ve tutuklamaya gerekçe gösterilen tır içi görüntülerin, aslında çok daha önce, 21 Ocak 2014’te Aydınlık Gazetesi’nin sürmanşetinde yayımlandığı hatırlatıldı. Bu durum, "gizli kalması gereken bilgilerin ilk kez ne zaman kamuoyuna sızdırıldığı" sorusunu gündeme taşıdı.
Aydınlık "Cephanelik Çıktı" Demişti
Ocak 2014’te Adana’da yaşanan olayların hemen ardından Aydınlık Gazetesi, tırlarda insani yardım değil silah taşındığını iddia eden bir habere imza atmıştı. Gazetenin o dönemki nüshasında, "TIR’lardaki kasalarda tıbbi malzeme içerisine gizlenmiş havan, roket başlıkları ve mühimmat ele geçirildi" ifadeleriyle fotoğraflara yer verilmişti. Hükümetin devreye girmesiyle bırakılan tırlarla ilgili bu ilk yayın, o günlerde de büyük tartışma yaratmıştı.
Suçlamalar Benzer, Gazeteler Farklı
Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verilen tutuklama kararında; "Siyasi ve askeri casusluk", "Gizli bilgileri açıklama" ve "Örgüte üye olmadan yardım etme" suçlamaları yöneltiliyor. Ancak kamuoyunda, aynı içeriği aylar önce yayımlayan diğer mecralar hakkında benzer bir hukuki sürecin işletilip işletilmediği merak konusu oldu. Yargılamanın odağındaki "gizlilik" unsuru, görüntülerin daha önce ulusal basında yer almış olmasıyla yeni bir tartışma boyutuna evrildi.
Sabah’tan "Servis Edildi" İddiası
Öte yandan, iktidara yakınlığıyla bilinen Sabah Gazetesi’nden de çarpıcı bir iddia geldi. Gazete, Cumhuriyet’in manşetinde kullanılan fotoğrafların, 2014 yılının Ocak ayında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeleri tarafından önce Aydınlık’a servis edildiğini, ardından benzer bir mekanizmayla Cumhuriyet’e ulaştırıldığını öne sürdü. Bu iddia, görüntülerin arkasındaki kaynağın ve servis edilme amacının soruşturma dosyasına nasıl yansıyacağı sorusunu doğurdu.
Yargı Süreci Nasıl İlerleyecek?
Can Dündar ve Erdem Gül’ün Silivri Cezaevi’ndeki tutukluluk halleri devam ederken, avukatlarının "görüntülerin daha önce yayımlanmış olması nedeniyle gizlilik vasfını yitirdiği" yönündeki savunmaları davanın seyrini değiştirebilir. Ankara ve İstanbul hattındaki bu hukuki satranç, önümüzdeki günlerde yeni belgeler ve savunmalarla ısınmaya devam edecek gibi görünüyor.