Gündem

Başbakan Brüksel'de konuştu

İşte Erdoğan'n konuşmasından satır başları:-Terör küreselleşirken hiç kimse kendini bunlardan yalıtamaz.-Bu durum karşısında Türkiye'nin AB üyeliği daha büyük önem kazanıyor.-Türkiye AB'ye üye olduğunda yük olmayacak, yük alacaktır.-Ekonomik kriz AB'yi de

19 Ocak 2009 22:57
(Güncellendi: 25 Mart 2026 00:00)

İşte Erdoğan'n konuşmasından satır başları:

-Terör küreselleşirken hiç kimse kendini bunlardan yalıtamaz.

-Bu durum karşısında Türkiye'nin AB üyeliği daha büyük önem kazanıyor.

-Türkiye AB'ye üye olduğunda yük olmayacak, yük alacaktır.

-Ekonomik kriz AB'yi de etkisi altına almış durumda. Bizleri de etkisi altına almış durumda, az ya da çok.

-AB bu krizin üstesinden gelmek zorundadır.

-Jean Monnet'in sözünü hatırlatmak isterim: “Bugünün dünyası için ülkelerimiz çok küçüktür.”

-Birliğe gücünü veren ortak politikalar değerler ve kurumların krizlerin üstesinden gelebilmesi için dayanışma iradesi ortaya koymalıdır.

-AB korku ve kaygı üzerine değil ilerlemeye dayalı politikalar üretmelidir.

-Avrupa, kaçınılmaz olan küreselleşme olgusundan kaygın duymamalı, küreselleşmeyi fırsata dönüştürmelidir.

-İngiltere'nin AB üyeliğini yıllarca eleştirildiğini ve 2 kez veto edildiğini biliyorsunuz. İspanya için ne denildiğini de biliyorsunuz.

-Bunlar ve ya sonradan AB'ye giren ülkelerin neler kattığını görüyorsunuz.

-Mevcut kriz ortamında genişlememiş bir Avrupa'nın ne halde olduğunu bir düşünün.

-Kesinlikle inanıyorum ki AB bugün oynadığı rolden çok daha büyük bir ufka ve vizyona sahip olmalıdır.

-AB'nin yeni üyelerle genişlemesi ve daha proaktif bir anlayışa sahip olması kaçınılmazdır.

-Türkiye Gümrük Birliği'nden bu yana 12 yıldır başarıyla yolculuğunu sürdürüyor.

-Türkiye bugün dünyanın sayılı ekonomik güçlerinden biridir.

-Böyle büyük bir ekonomik güce sahip bir ülke AB'ye neden yük olsun.

-Türkiye yaşadığı krizlerden büyük ders çıakrdı. Artık yere sağlam basıyoruz.

-Doksanlı yıllarda yaşanan krizler artık yaşanmıyor.

-Önemli konulardan biri de enerji meselesi. İhtiyacımızı karşılama noktasında nükleer enerjiye geçmemiz bir zorunluluktur.

-Zaman kaybına tahammülümüz yok. Bu adımları atmak zorundayız

-Bunlar devreye girdiğinde bizim doğalgaz ihtiyacımız azalacak ve ihtiyacı karşılamada daha etkili olacağız.

-Nabucco ile ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Avrupa'nın enerji ihtiyacını karşılanması noktasında çalışmalarımız devam ettiriyoruz.

Güney Kıbrıslı bir parlamenterin Türkiye'nin askerini kıbrıstan ne zaman çekeceğine ilişkin bir soruya Erdoğan şu cevabı verdi

-Türkiye Kıbrıs'a işgal kuvveti olarak girmedi. Yunanistan Kıbrıs'a neden girdiyse Türkiye o amaçla girdi.

-Soydaşlarımız katledilirken biz ona seyirci kalamazdık.

-1974'ten sonra Yunanistan askeri neden orada durduysa biz de o yüzden durduk.

-Bir kere Kıbrıs değil, güney Kıbrıs AB üyesidir.

-Kıbrıs üye derseniz size AB'den Kuzey Kıbrıs'a ne gidiyor diye sorarlar.

-Annan planına AB ne diyordu, “Ne olur destekleyin şu referandumda bunu çıkartalım” tarih 1 mayıs 2004.

-Siz bunları bilmezsiniz. Siz anlatılanları konuşuyorsunuz, ben yaşadıklarımı anlatıyorum.

-Bu konuyu Annan'la konuştum dedim ki”  Gelin bu konuyu çözelim, Türkler Rumlar'dan bir adım önde olacak”.

-Annan bu konuda çok uğraştım ama muvaffak olamayacağımı düşünüyorum” dedi.

-Bütün çalışmaları yaptık, askerlerin çekilme takvimi şarta bağlandık, arazilerin dağılma meselesini hallettik

-İş imzaya gelince Yunan ve Rum tarafı “bunu erteleyelim” dediler. Annan bana dönüp ne diyorsun dedi bende “siz söz verdim 1 mayısta bu iş bitecek dedim

-Referandumda Kuzey Kıbrıs sözünde durdu. Ama güneyde yüzde 70 hayır çıktı. Bunlar yaşandı mı yaşanmadı mı?

-AB'yi aldatan Güney Kıbrıs olmuştur ve ne yazık ki Güney Kıbrıs AB'ye alınmıştır. Merkel ne demiştir “Kıbrıs'ın AB'ye alınması yanlış olmuştur” demiştir.

-Güney Kıbrıslı Avrupalı parlamentere: “Sen anca başını salla aslında bizim ülkemizde tam bu duruma göre güzel bir söz var ama burada olmaz”

-Hiçbir zaman TSK Türkiye işgalci değil kardeşlerinin yanında garantör ülkedir. Bunu böyle bilmelisiniz.

AB'ye ilişkin bir soruya Erdoğan şu cevabı verdi:

-Bazı üyeler çıkıyor Türkiye için imtiyazlı ortaklık talep ediyorlar. Böyle bir şey var mı AB tarihinde.

-Böyle şeyler olunca ülkede tereddüt oluşuyor.

-AB'ye güvenilirlik çok düşmüş durumda. Biz tekrar bu güveni arttırmak için çalışıyoruz ama özellikle konsey üyeleri bunu artırmak için üzerine düşeni yapmalıdır.

Yorumlar

(0)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!