Gümüşhane

Flaş Dipsiz göl açıklaması! "Su tutup tutmaması tamamen şans"

Prof. Dr. Bektaş "Dipsiz Göl su tutar mı tutmaz mı tamamen şans" dedi.

18 Kasım 2019 13:54
(Güncellendi: 25 Mart 2026 00:00)

Haber61 Köşe yazarı Jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Gümüşhane'nin Taşköprü Yaylası'nda yasal izinle yapılan define kazısı çalışmasında toprak doldurulup, yok edilen Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi çalışmalarını değerlendirdi. Gölün talana uğradığını belirten Bektaş, "Özellikleri artık kayboldu. Bundan sonra orada yapılacak göl, doğal değil, yapay göl olacaktır. 'Dipsiz Göl, su tutar mı, tutmaz mı?' sorusu ise tamamen şans" dedi.

Gümüşhane merkeze 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası'ndaki kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de 'define' söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğünce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün onayı ile 6 Kasım'da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi.

APOLLİNARİS LEJYONUNUN HAZİNESİ ARANDI

Dipsiz Göl'de, yasal izinle yapılan kazıda sonuca ulaşılamazken, iddiaya göre, bölgede bir dönem kalan Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'daki 4 büyük lejyonu arasında gösterilen, 15'inci Apollinaris lejyonunun var olduğuna inanılan hazinesinin arandığı öğrenildi. Dipsiz Göl'de, 4 gündür sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı. Altın olduğuna inanılan göldeki kazının kimler tarafından yapıldığı ise halen açıklanmazken, iş insanı olduğu öne sürülen 2 kişinin, heyet huzurundaki kazı çalışmalarını yakından takip ettikleri belirtildi.

GÖL ALANI TOPRAKLA DOLDURULDU

Kaynağı ve akarı olmayan, Buzul Çağı'ndan kalma, 12 bin yıllık krater Dipsiz Göl'de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Gümüşhane Valiliği, göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı; ancak Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak, kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl, taş ve toprak yığını haline döndü.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dipsiz Göl'de gerçekleştirilen kazı çalışmalarının, gölün kurumasına neden olduğunu ve ilgililerin haklarında başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Gümüşhane Valiliği de kazı için uygunluk raporu veren ilgililer hakkında ayrıca soruşturma başlatıldığını açıkladı.

ÇALIŞMALAR SONA ERDİ

Yasal izinle yapılan kazı çalışması sırasında toprak doldurulup, yok edilen Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri, göl alanına doldurulan dayanıksız toprağı çıkarıp, yerine suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döktü. Önceki gün başlatılan çalışmalar kapsamında; göl tabanının hazır hale getirilme çalışmaları tamamlandı. Suya dayanıklı kireçli, killi toprak dökülüp, iş makinesi ve silindir eşliğinde tabanı hazırlanan gölün; su takviyesi yapılmadan, bölgede beklenen yağışların ardından eriyecek karla doğal haline dönmesi beklenecek. Gölün doğal haline gelmemesi halinde ise yapılacak incelemeler sonucu yaklaşık 2 metrelik derinliğe sahip alana, tankerlerle su takviye edilip, edilmeyeceğine karar verilecek.

'GÖLÜN ÖZELLİKLERİ KAYBOLDU'

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi, Jeoloji Mühendisi Haber61 Köşe yazarı Prof. Dr. Osman Bektaş, Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için başlatılan çalışmaları değerlendirdi.

Gölün su tutup, tutmayacağının tamamen şansa bağlı olduğunu kaydeden Bektaş, "Bu göl doğal bir yapıydı. Bu gölün içinde bir canlı yapısı yani florası vardı, bitkisel bir jeolojik yapısı vardı. Bu gölün suyunu boşalttılar; içinde kazı çalışmaları, taramalar yapıldı. Define avcılığı yapılarak orası talan edildi yani gölün orijinali bozuldu. Şimdi de rehabilitasyon çalışmaları yapılarak göl eski haline dönüştürülmeye çalışılıyor. Gölün özellikleri artık kayboldu. Bundan sonra orada yapılacak olan göl, doğal değil yapay göl olacaktır. 'Dipsiz Göl, su tutar mı, tutmaz mı' sorusu ise tamamen şans. Çünkü bu tür göller, hem üstten yağmur suları ile hem de alttan kırıklardan sızan yeraltı suları ile beslenir" diye konuştu. 

'DERS ÇIKARILMALI'

Yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Bektaş, "Orada killi, kireçli bir malzeme kullanılarak dolgu yapıldı. Dolgunun kalınlığı, özelliği nedir bilmiyorum. Orası su tutar mı, tutmaz mı zaman gösterecek. Suyun kaçmasını sağlayacak olan yeraltı kırıkları ve buharlaşmadır. Gelen su ile giden suyun bir dengesi olması gerekiyor. Dört mevsim varlığını sürdürebilmesi için gelen suyun giden sudan daha fazla olması gerekiyor. Bu olaydan ders çıkarmamız gerekiyor. Bu tür buzul gölleri bu bölgelerde çok var. Bunlar son buzul çağlarının bizlere bıraktığı miraslardır. Maalesef yasa ve yönetmeliklerde eksikler var. Bu eksikler tamamlanmalı. Yasal bir kazı yapıldı ama maalesef bu gölün jeolojik önemi bilinmiyor. Ekoturizme olan katkısı göz önüne getirilmiyor" dedi. 

Define aramanın daha basit yolları olduğuna da dikkat çeken Bektaş, "Doğamızı korumalıyız ve koruduğumuz bu muhteşem güzelliklerden yararlanmalıyız. Bundan sonra doğal güzelliklerimizi daha korumalı ve turizme kazandırmalıyız. Doğayı bu şekilde tahrip etmeye gerek yoktu. Orada eğer bir define şüphesi varsa oraya basit bir şekilde jeofizik profil atılabilirdi. Göle de hiçbir zarar gelmezdi. Çok basit bir şekilde bu kadar yükten de kurtulurduk. Şimdi o defineyi oradan çıkarsan da oraya verdiğin tahribatın üzerini kapatamazsın. Orada doğal bir hazine yok oldu, geçmiş olsun" diye konuştu.

Yorumlar

(14)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

S
soners 18.11.2019, 14:08

bunun gibi daha neler oldu güzel ülkeme... eee cehalet baş olursa olacağı bu.. herkes hak ettiğini yaşıyor ne yazık ki...

Yanıt vermek için
O
osman 18.11.2019, 15:42

ülkenin zeka seviyesi ancak 2100 yılında tam olur

Yanıt vermek için
Özgür 18.11.2019, 16:07

Doğal olanı yok edip yapay olarak daha çirkinini yapmak ülkemiz geleneğidir. Uzungöl örneği gibi.

Yanıt vermek için
D
doğan yıldız 18.11.2019, 17:55

havaalanı yapacağız diye ormanları keseriz. sonra ağaç dikme seferberliği başlatırız.bu ülke bizim değil çocuklarımızın.

Yanıt vermek için
ünal Arslan 18.11.2019, 18:39

tipik orta doğu kafası olduk yazık resmen cinayet 12 bin yıllık tahmin ediliyormuş konunun uzmanlarının beyanatına göre

Yanıt vermek için
S
Siirt 56 18.11.2019, 20:45

Marmara bitti sıra güzelim Karadenizde desenize!

Yanıt vermek için
D
Dursun 18.11.2019, 22:30

Çocukluğumun geçtiği yayla göldenden dışarı su akıyordu. Bu demektirki gölün altında kaynak vardı. Yapılan kazılarla kaynak su kaybolmuştur.

Yanıt vermek için
I
ICH 19.11.2019, 02:49

Kos koca profosörün, gölün su tutup tutmayacağını, şansa bırakması trajik komik bir durum. İnsan bir gidip araştırır, toprak örnekleri alıp inceler, ona göre yorum yapar yada çözüm üretir.Memleketimin akademisyenleri 657 ye tabi memur mübarekler. Prof değil bildiğin düz öğretmenler. İdealist bilim adamı yok memlekette. Oturduğun yerden eleştir, başkası da oturduğu yerden seni eleştirsin. Bu düzen böyle sürüp gitsin. Göle yazık oldu o ayrı konu.

Yanıt vermek için
A
Akçaabatlıselçuk 19.11.2019, 15:07

Küçük bir alan su birikimi için ÇOK ABARTIYORUZ . Bu kadar gaddar ve eleştirmek için çabaya girmeyelim. .Ama orda define var olduğuna inananlar garip kişler bu soru işareti

Yanıt vermek için
T
tuğrul turan 19.11.2019, 16:08

(Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ) birisi çıksın ve desin ki Trabzon da bir kurum kuruluş neyse düzgün bir karar alsın düzgün bir iş yapsın. iki deli göle taş attı 40 akıllıda onlara izin verdi yazık . şehri mahvetmekten başka bir şey yapmadılar 80 il ileri Trabzon geri gidiyor. bizde izliyoruz filmin sonu iyi değil ama seyretmeye devam

Yanıt vermek için
I
ICH'ye 19.11.2019, 18:55

Beyefendi siz belli ki ilgili haber için değil akademiyi eleştirmeye gelmişsiniz. Yani haber ne olursa olsun siz konuyu akademiyi kötülemeye getireceksiniz belli. Velev ki bu akademisyenler kötü, üniversiteler kötü, peki siz her ne iş yapıyorsanız o meslek grubu çok mu iyi? Hani demişssiniz ya oturduğu yerden onu bunu eleştiren kimseler, işte o kimse bizatihi sizsiniz!

Yanıt vermek için
T
Turan 19.11.2019, 18:59

Abartılı bulup üçük su birinkitisi dediğiniz yer 12 bin yıllık. Esasen bu bir zihniyet. Uzun gölü uzun havuza çeviren, sera gölünü mahveden, Akçaabat sahilini dümdüz eden anlayış şimdi yaylalara el attı.

Yanıt vermek için
S
salih aliyazıcıoğlu 19.11.2019, 19:06

Aynen. İngiltereye, Almanyaya gidin bakın, doğal alanlara. Adamlar çivi çaktırmıyor, bırakın çiviyi beton döktürmüyorlar. O kadar doğal güzelliklerin yanına ne hikmetse, otel, dinlenme tesisi, lokanta, vs yapmak akıllarına gelmiyor, çok cahiller çok.

Yanıt vermek için
A
Ayyıldız 19.11.2019, 22:25

Hay buna sebep olanın, bu izni verenin, bu alçaklığa bu namuzsuzluğa çanak tutanın, taraf olanın ..... ediyim. Şu an öfkemden dişlerim gıcırdıyor. Yahu bu nasıl bir lanet, üç kuruş için masallarda ancak görülen bir hazineyi yok ediyoruz. 12 bin daha gerekli ki o gml eski haline gelsin, tabii gelebilirse.

Yanıt vermek için