Bölgesel

Trabzon ile ilgili şok bir iddia

Doğu Karadeniz bölgesi için yeni deprem risk haritası hazırlayan ve bu yönde geniş araştırmalar yapan KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bektaş, 46 yıllık gerçeği şu sözlerle açıkladı: “1947 ile 1963 yılları arasında Trabzon 2. deprem

25 Mayıs 2009 09:25
(Güncellendi: 25 Mart 2026 00:00)

Doğu Karadeniz bölgesi için yeni deprem risk haritası hazırlayan ve bu yönde geniş araştırmalar yapan KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bektaş, 46 yıllık gerçeği şu sözlerle açıkladı: “1947 ile 1963 yılları arasında Trabzon 2. deprem kuşağındaydı. Ama nasıl olmuşsa o günkü bakanlar kurulu kararıyla Trabzon, deprem bölgesi kuşağından çıkarılmıştır. Bu karara şaşırmamak mümkün değil. Deprem bölgesi kuşağına alınan bir bölgenin daha sonra bakanlar kurulu kararıyla deprem bölgesi dışına alınması sanırım dünya tarihinde bir ilktir.”

Karadeniz Gazetesi'nin haberine göre, Trabzon'un yetiştirdiği ender bilim adamlarından, yaptığı çalışma ve araştırmalarla bütün dikkatleri üzerine çeken Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz bölgesinin deprem bölgesi kuşağının hangi yerinde olduğuna dair gündeme bomba gibi düşecek bir araştırma yaptı.

Doğu Karadeniz için yeni deprem riski haritası hazırlayan Bektaş, Trabzon'un 2. derecede deprem bölgesi kuşağında olduğunu fakat bundan 46 yıl önce bakanlar kurulu kararıyla deprem bölgesi kuşağından çıkarıldığını açıkladı.

Prof. Dr. Bektaş, “Şaşırmamak mümkün değil. Bakanlar kurulu deprem bölgesi kuşağında olan bir bölgeyi nasıl deprem bölgesi kuşağı dışına çıkarır? Dünyada bunun eşi benzeri yoktur. Deprem bölgesi kuşağında olmayan bir yerin deprem kuşağına alınması olur; ama deprem bölgesi kuşağında olan bir bölgenin deprem bölgesi kuşağı dışına çıkarılmasının hiçbir bilimsel yönü olamaz. Trabzon'un 2. derece deprem bölgesinde yer aldığı 1947-1963 yılları arasındaki Deprem Bölgeleri Haritaları, Doğu Karadeniz bölgesinin depremselliğini bugünkü haritaya göre daha doğru yansıtmaktadır” dedi.

İşte Bektaş'ın açıklamaları:

1947-1952 YILI HARİTALARI
DAHA DOĞRU DAHA GERÇEKÇİ
Deprem zararlarının en aza indirilmesinde, güvenilir yerleşim alanları oluşturulmasında, baraj, tünel, köprü, viyadük gibi yapıların statik ve dinamik hesaplarında referans olarak alınan deprem haritalarının doğruluğu önemli rol oynar. Ancak gerek deprem gerekse deprem riski haritaları tahmine dayalı olduğundan beklenmeyen deprem ve bunun sonuçlarından doğacak olan zararların sorumluluğu kişi ve kurumları bağlamaz. Bu sorumluluk doğrudan bakanlar kuruluna aittir. Bu nedenle sürekli olarak yeni verilerle değiştirilen deprem haritaları (1940, 1950, 1960, 1970 ve 1999 yılları) bakanlar kurulu tarafından onaylanan resmi belgelerdir. Bugün kullanılan deprem bölgeleri haritasının yetersizliği 10 yıldan beri tartışılan bir konu olmasına rağmen beklenen yeni harita henüz hazırlanamamıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde 1947 ve 1952 yıllarında yayınlanan Yersarsıntısı Bölgeleri Haritası ve Türkiye Deprem Bölgelerinin Tektonik Durumunu Gösterir Haritanın, Doğu Karadeniz bölgesinin aktif faylarını (deprem üreten faylar) ve deprem potansiyelini bugünkü haritadan çok daha doğru şekilde yansıttığı bir gerçektir.

BAKANLAR KURULU NEDEN
ÇIKARDI ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL!
Ancak 1963 yılında İmar İskan, Bayındırlık, İçişleri, Milli Eğitim ve Tarım bakanlıklarından oluşturulan bir komisyon 1948 yılında yayınlanmış olan Deprem Bölgeleri Haritasının daha çok yabancı yayınlardan hazırlandığı, eksik bilgiler içerdiği gerekçesiyle, 2. derece deprem bölgesinde yer alan Trabzon ilinin deprem bölgesi dışında bırakılması kararını almıştır. Buna bağlı olarak da 5.4.1963 gün ve 6/1613 sayılı bakanlar kurulu kararıyla Trabzon deprem bölgesi dışına çıkarılmıştır.

Deprem bölgesi kuşağında olan bir bölgenin deprem bölgesi kuşağı dışına, üstelik bakanlar kurulu kararıyla çıkarılması sanırım yeryüzünde bir ilktir. Şaşırmamak mümkün değil.

1963 yılında yürürlüğe giren yeni haritanın hazırlanmasında üniversitelerin görüşleri de alındığı belirtilmesine karşın aynı yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yayımlanan Türkiye ve Civarının Deprem Katoloğu'nda Doğu Karadeniz sahili, 1950-1964 yılları arasında aletsel olarak belirlenen depremlere göre orta şiddette deprem bölgesi olarak gösterilmiştir.

1997 yılında Kandilli Rasathanesi'nin de katıldığı uluslararası bir çalışma sonucunda ortaya çıkan ve resmi olmayan Türkiye Deprem Bölgesi Haritası'nda Doğu Karadeniz sahili 2. derece deprem bölgesinde kalır. Bütün bu gelişmeler sonucunda topluma ve çevresine karşı sorumlu üniversite ve öğretim üyesi anlayışı doğrultusunda toplumu bilgilendirmek amacıyla tarihsel ve güncel depremlerin yanı sıra yabancı yayınlardan da yararlanarak hazırlamış olduğumuz ve resmi olmayan Doğu Karadeniz Bölgesi Deprem Kuşakları ve Hasar Türleri Haritası'nı ve açıklamasını da ekte sunuyorum.

Deprem risk haritasının açıklaması

En son bakanlar kurulu tarafından kabul edilen ve 1996 yılından bu yana kullanılan 1/ 1800.000 ölçekli Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası, Doğu Karadeniz bölgesinin gerçek deprem potansiyelini yansıtmayan ulusal bir çalışmanın ürünüdür.

Uluslararası yayınlardan yararlanarak tarafımızdan hazırlanan ekte sunduğumuz Doğu Karadeniz Bölgesi Deprem Kuşakları ve Hasar Türleri Haritası'nın özellikleri aşağıda sıralanmıştır:

1- Sunulan yeni harita büyük ölçekte olup 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nin de içerisinde yer aldığı uluslararası bir çalışmadan (Global Seismic Hazard Map) yararlanılmıştır.

2- Harita son yüzyıllık deprem aktivitelerinin yanı sıra tarihsel depremler ve bölgenin tektonik özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

3-Son yüz yıllık deprem kayıtlarına göre, sunulan yeni haritada önem sırasına göre, Kuzey Anadolu Fayı (KAF), Doğu Karadeniz sahili ve Karadeniz üç ayrı deprem kaynağı olarak alınmıştır (probabilistik harita). Oysa bugün kullanılan harita sadece en büyük deprem kaynağı olan KAF'ı deprem kaynağı olarak almıştır (deterministik harita).

4-Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 2008 yılı ve 10337 sayılı genelgesinde belirttiği gibi, bir ilin veya bölgenin deprem zararlarını en aza indirmek için:
A) Gerçek deprem potansiyelinin, aktif fayların ve tarihsel depremlerin doğru bir şekilde bilinmesi.
B) Nüfusun ve sanayi yatırımlarının deprem riski ile doğru orantılı olduğu gerçeğinin bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu açıdan bakıldığında Karadeniz sahil kesiminin deprem riskinin iç kesimlere oranla daha yüksek olduğu sonucu ortaya çıkar.

5-Yukarıdaki bakanlık genelgesine göre, sunmuş olduğumuz yeni probabilistik harita genelgedeki Format 3 ve Format 4 tipine uygun hazırlanan Jeolojik ve Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporlarına kaynak olacak niteliktedir.

6-Trabzon ilinde 1390, 1890, 1891, 1902, 1924, 1937 yıllarında oluşan M 5-5.5 orta büyüklükteki tarihsel depremler (Türkiye Depremleri İzahlı Kataloğu. 1952.T.C. Bayındırlık Bakanlığı Yayını seri 6. Sayı, 36 . ve Türkiye ve Civarının Deprem Kataloğu 1967 İTÜ Yayını ) Karadeniz'in ve sahil kesiminin deprem kaynağı olduğunun bir kanıtıdır.

7-Sunulan haritada üç ayrı deprem kuşağında olabilecek en büyük deprem, en büyük yer sarsıntısı ve bunların çeşitli bina tiplerinde oluşturabileceği hasar türleri verilmiştir.

8-Haritada Karadeniz sahili için olasılı en büyük deprem büyüklüğü M 6-6.5, yer sarsıntısı (ivme) 02-03g olarak öngörülmüştür. Oysa bugün kullanılan haritada bu değerler 0.1-.0.2g olarak verilmiştir.

Yorumlar

(0)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!