Çaykurda 55 yıldan beri örgütlü bulunan Tek gıda iş sendikasına Türkiye genelinde 7 bin üyesi bulunan Hak İş konfederasyonuna bağlı Öz Gıda iş sendikasının başlattığı operasyon işçilerin tepkisine neden oldu.
Öz gıda iş sendikası genel sekreteri Mehmet Şahin beraberinde bir grup arkadaşıyla gittiği Trabzon'un Araklı ilçesinde Araklı çay fabrıkasında çalışan işçilerden umduğunu bulamadı.Şahin işçilerin soruları karşısında oldukça zor anlar yaşadı.
Öz gıda iş sendikası genel sekreteri Mehmet Şahin örgütleme çalışmaları yapmak için Trabzon'un Araklı ilçesine gitti.Şahin'in Araklı çayfabrıkası girmek istemesine kurumda örgütlü Tek Gıda iş sendikası üyesi işçileri karşı çıktı. Şahin Araklı ilçesinde kahve de bir grup işçi ile birlikte bir araya geldi.
Sendika genel sekreteri konuşmasına başlar başlamaz işçilerin sorularıyla karşılaştı.Bazı işçilerin 'siz patron sendikasısınız.Hiçbir işçinin hakkını gerçek anlamda savunmadınız.Orman işçisini,bazı belediye çalışanlarını sıfır zam'a imza attırdınız bunları konfederasyonunuza bağlı sendikalara yapıyor.Şimdi gelip burada işçilerden yanayız şeklinde nutuklar atıyorsunuz'soruları ile karşılaştı.
Daha sonra Öz Gıda İş Sendikası genel sekreteri Mehmet Şahin ve beraberinde kiler toplantı yaptıkları kahveyi terk etmek zorunda kaldılar
Trabzon'un Araklı ilçesinde işçilerin soruları karşısında susan ve toplantı yaptıkları kahveden ayrılan,Öz gıda iş genel sekreteri Mehmet Şahin'e çeşitli sorular yönelten Tek gıda iş sendikası Araklı fabrıka temsilcisi Ali Osman Gümüştaş toplantı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu.
Öz gıda temsilcileri,Çay fabrikasının karşısındaki bir kıraat hanede toplandılar. Öz-gıda iş sendikasının sunmuş oldu şartların sadece güzel temennilerden ibaret olduğunu. İşçinin kafasını bulundurmaktan öte hiçbir işe yaramayacağını ifade etmeye çalıştık.demokrasiden ve katılımcı, şeffaftan bahseden Öz-gıda iş sendikasının bugünü kadar tüzüğünün bize ulaştırmamasının antidemokratik olduğunu,kamber çay fabrikasında yapmış oldukları sözleşmeye ulaşırken önümüze çıkarmış olduğu engellerden bahsettik. Bu güne kadar diğer kurum ve kuruluşların yapmış olduğu sözleşmenin aslında fason sözleşme olduğu,patroncu sözleşme olduğu ifade etmeye çalıştık.Onlar ' Aslında biz davet üzerine geldik' dediler. Bende;1985 yılında da davet üzerine gelmiştiniz,öyle iddia ediyorsunuz. O yıllarda sizi davet edenler mi bırakıp kaçtı?, yoksa siz mi onları yüz üstü bıraktınız? Diye soru yönelttim.
O tarihte yine 124 üye kayıt edilmişti ama çekip gitmişlerdi,yüz üstü bırakmışlardı. Çaykur da böyle bir uygulama yapmışlardı.
Karçay da iflastan kapandığı zaman,işçilerin kıdem tazminatlarını almadan dışarı attıklarını söyledik. Siz orada örgütlüydünüz,bu konuda ne yaptınız diye söyledik. Tek gıda iş sendikasının örgütlü olmuş olduğu Akfa da birkaç sene süren mahkeme sonucu işçilerin kıdem tazminatını yasal faizi ile aldık söyledik. Sizin örgütlemiş olduğunuz yerlerde aslında patroncu sendika yani patronlar sadece imzayı size attırdıklarını söyledik.Şahin, 'daha sonra bir araya gelip konuşalım-edelim biz güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz' dediler. Bizde dedik ki sadece temenniden ibaret,sizin işçiden almış olduğunuz paranın yüzde 25' ını hangi kanuna dayanarak ödeyeceğinizi söyledik. Onlarda çeşitli argümanlar sunmaya çalıştılar. Kanunen dayanağı olmayan temenniden ibaret, yani ben Mehmet Şahin'sem ben olduğum sürece bu böyle olacak.Sen kimsin? Sen gittikten sonra kanuni dayanağı var mı? Yanı sendika senin inisiyatifine mi bırakıldı? Diye tepki gösterdik. Çok beklemedikleri bir duruş ile karşılaştılar, dolayısıyla Araklı da böyle bir direniş olacağını tahmin etmedikleri için hazırlıksız, derslerine çalışmadan gelmişlerdi. Bizde bu konuda hazırlığımızı yapmıştık. Bizde onların yapmış olduğu sözleşmeler var. En son Fiskobirlik'le yapmış oldukları sözleşme var. Onun bilgisine ulaştık, daha taslağına ulaşamadık. Orada yıllık 50 ytl zam yani aylıklarını yüzde bir buçuk , iki bile gelmeyen bir zam. Dün Fiskobirlik'te çalışan işçi arkadaşlarımızın aldıkları zam indirilirken. Bugün düşmüş oldukları hali anlatmaya çalıştık dolayısıyla bu tür tepkiyi beklendiklerinden bir tere tüt yaşamaya başladılar. Bu yüzden verimli bir konuşma olmadı.
Daha sonra bu toplantı zaman darlığından uzadı zamanımız dar başka toplantılara da gideceğiz. Bize mu sade da sona yine biz geliriz konuşuruz diyip toplantıdan ayrıldılar.Öz-gıda iş sendikasını oraya davet eden arkadaşlarımız maalesef ki maalesef Tek-gıda iş sendikası sayesinde bir yerlere gelmiş Tek-gıda iş sendikasının belirli yerlerinde mevki sahibi olmuş, şuan Tek-gıda iş sendikasının uygulamalarına el kaldırmış. Bugünde el kaldırdığı uygulamalara karşı çıkan. Sadece ve sadece amiyane tabirle söylüyorum.Özür dilerim, kuyruk açısından yanı makam mevki ve nema peşinde olan arkadaşların üzerinde siyaset yapmaya çalıştıklarını söyledik.
Aslında onların yapmaya çalıştığı ; işçinin birlik beraberliğini nifak tohumları ekmektir. Bu oyuna alet olmamamız gerektiğini işçi arkadaşlarımıza anlattık. Bizim ortak menfa atımız var ve bu menfaatler doğrultusunda mücadele edelim. Bizim içimize nifak tohumları atanlar, Çaykurun özelleşmesinin önünü açmaya çalışıyorlar. Yani Hak-iş'in Salim Uslu'nun en son genel başkan secilmiş olduğu 11. genel kurultayda,kurultay kararlarına biz özelleştirilmeye prensipte karşı değiliz, Çaykur'da 2008 yılı içerisinde özelleştirilecek kuruluşlara dahil edildi. Hak-iş sadece selam durarak, Tek gıda İş'ın bu konudaki mücadelesinin önünü kesebilmek ve Çaykur'u altın tepside birilerine sunabilmenin alt yapısını oluşturmaya çalışıyolarşeklinde açıklamalarda bulundu.
Gençağa Karafazlı-Musa Yazıcı