Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Başar, Karadeniz'in ekolojisini tehdit eden en önemli faktörlerden birinin petrol olduğunu söyledi.
Başar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadeniz'in diğer denizlerden farklı bir yapıya sahip, kapalı bir deniz olduğunu, bu nedenle de farklı riskleri bünyesinde barındırdığını belirtti.
Denizlerde petrol kirliliğinin öneminin her geçen gün arttığını, bu kirlilik türünün Karadeniz için de tehlikesi olduğunu ifade eden Başar, ''Karadeniz'in ekolojisini tehdit eden en önemli faktörlerden biri de petroldür'' dedi.
Başar, araştırmalara göre, Karadeniz'e her yıl 110 bin tondan fazla petrolün karıştığına dikkati çekerek, ''Bu petrolün 57 bin tonu Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden kaynaklanırken, sadece Tuna Nehri'nin taşıdığı petrol miktarı yıllık 53 bin tondur. Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden Ukrayna ise 38 bin ton ile en büyük petrol kirleticisi durumundadır'' diye konuştu.
Her yıl Karadeniz'e atılan veya sızan 110 bin tonun büyük bir rakam olmasına karşın, büyük bir tankerin karışacağı tek bir deniz kazasının dahi bu kadar petrolün denize sızmasına neden olabileceğini vurgulayan Başar, şöyle devam etti:
''Dünyada ticaret hacminin yüzde 99'u, değer olarak ise yüzde 80'i deniz ticaretiyle yapılıyor. Yılda ortalama 100 milyar ton petrol denizlerde gemilerle taşınmakta. Yapılan araştırmalar Karadeniz'de petrol taşımacılığının 2010 yılında 134 milyar tona ulaşacağını göstermektedir. Dünya üzerinde yılda ortalama 4 milyon ton petrol çeşitli yollarla denizlere dökülmektedir.''
-''PETROL TAŞIMACILIĞI KONTROL ALTINA ALINMALI''-
Başar, petrolün denizlere karışmasının önlenmesi için gemilerde yapılan petrol taşımacılığının kontrol altına alınması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
''Petrol taşımacılığında boru hatlarının kullanılması teşvik edilmelidir. Gemilerin yük operasyonlarından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi, gemi trafiğinin kontrol edilmesi, standartlara uymayan gemilerin terminallere girişlerine izin verilmesi lazım. Petrol arama ve çıkarma platformlarının gerekli önlemleri alması gerekir. Çevre örgütleri, petrol kirliliği riski olan tüm deniz aktivitelerini yakından takip etmeliler.''
Başar, denize petrol dökülmesinin canlılara büyük zararlar verdiğini ifade ederek, petrolün, kuşlara ve tüylü hayvanlara bulaşarak kendilerini soğuktan korumalarına engel olduğunu bildirdi. Başar, ''Petrole bulaşmış canlı temizlenmek için içgüdüsel olarak temizlik yaparken petrolü yer ve zehirlenir.
Hayvanlar beslenme için gerekli olan hareketleri ve refleksleri gösteremediklerinde açlık tehdidi altında kalırlar. Denize petrol döküldükten sonra uzun zaman içinde canlılarda bazı problemler ortaya çıkar. Solunum ve üreme bozuklukları, su ortamındaki biyolojik kimyasal ve fiziksel döngülerde değişmeler olur'' dedi.