Kavgayı sadece Karadeniz değil, tüm dünya takip ediyor. Çünkü dünyada fındığın yüzde 75’ini Türkiye üretiyor. Ancak fındık fiyatlarını çoğunlukla Avrupalı çikolatacılar belirliyor. Çünkü fındığın yüzde 80’i çikolatının içine giriyor.
Avrupalı büyük çikolata üreticileri her yıl Türkiye’den 5 civarı büyük fındık ihracatçısı seçiyor. Bu ihracatçılar da mal alacağı 80 fabrikayı belirliyor. Fabrikalar da ‘manav’ tabir edilen tüccarlara gidiyor. Yüzbinlerce üretici de fındığını bu manavlara satıyor. Türkiye’nin 1.2 milyar dolar civarı fındık ihracatı böyle şekilleniyor. Türkiye bu yıl 600 - 650 bin ton arası fındık bekliyor. Bunun 500 - 550 bin tonu ihraç edilecek. Fındıkta ‘serbest piyasa’ ilk kez bu yıl tam anlamıyla işleyecek. Yıllarca fiyat belirleyici rol oynayan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Fiskobirlik) ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) artık piyasada yok.
Fiskobirlik ve TMO, geçen yıl da yoktu. Ancak geçen yıl rekolte 490 bin tonla düşük gelmiş, fiyatlar da nispeten yüksek şekillenmişti. Fındık geçim değil, ek gelir Türkiye’nin bu yılki rekoltesi ne az, ne çok. O yüzden tüm gözler fiyatlarda. Türk fındığının neredeyse üçte birini ihraç eden Kenan Oltan, “Fındık fiyatı 4 liranın altında olur” derken Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı’nın yorumu, “6 lira istiyoruz. Parayı getiren fındığı alır” şeklinde... Türkiye ’nin ikinci büyük fındık ihracatçısı Mustafa Poyraz ise fiyatın 4 - 5 lira arasında şekilleneceğini düşünüyor.
Ordu Ziraat Odası Başkanı Nejat Avcı’nın beklentisi ise 5.5 liranın üzeri. Karadeniz, fiyatın yanı sıra, fındık üreticisinin profilini de tartışıyor. Çünkü fındık artık geçim kaynağı değil, ek gelir. Zabıta, hemşire, taksici, herkes küçük çaplı bir fındık üreticisi. Mirasla küçülen araziler de fındıkla geçinmeyi çok zor hale getirmiş. 31 Temmuz’da Karadenizli fındığını toplamaya başlıyor. Milliyet, bölgeyi gezerek üretici, ihracatçı ve sanayicinin nabzını tuttu. İhracatçının ilk sorusu üreticinin ne düşündüğü, üreticinin en merak ettiği ihracatçının kafasındaki fiyat oldu
FINDIĞI DÜNYAYA PAZARLAYAN İKİ İSİM
Türkiye’de fındık üretiminin yüzde 10’unu, fındık ihracatının ise yüzde 55’ini Trabzonlu firmalar gerçekleştiriyor. Bu firmalar arasında aslan payı Oltan Gıda’nın... Oltan Gıda’nın başında ‘fındık kralı’ olarak anılan 84 yaşındaki Kenan Oltan var. İlkokulu bitirdikten sonra ticarete atılan Oltan, Türkiye’nin fındık ihracatının neredeyse üçte birini tek başına yapıyor. Karadeniz İhracatçı Birlikleri’nin rakamlarına göre Oltan geçen yıl 283 milyon dolar değerinde 50 bin ton iç fındık ihraç etti. Uzun süredir basına konuşmayan Kenan Oltan, fındık piyasasını değerlendirdi.Oltan, “Bu sene 650 bin ton fındık olacak. Bunun 550 bin tonu ihraç edilir. 100 bin ton geriye kalır.
Hükümet çiftçiye destekleme primi veriyor. Herkes primini aldı. Doydu. 10 lira, 20 lira, 50 lira versen doymaz. Doymaz da, doymaz. Onun için fiyat 4 liranın altında, 3.5 liradan yüksek olur. Türkiye’de çıkan fındığın üçte birini biz ihraç ederiz” diyor. ‘Alivre yapmam, uykusuz kalmam’ Serbest piyasayla birlikte fındık piyasasındaki tüm çarpıklıkların düzeleceğine inanan Oltan şöyle devam ediyor: “Bugünkü durumda artık piyasada bir çarpıklık olmayacak. Hükümet prim veriyor. Çiftçi parasını alıyor. Bugünkü durum ideal. Parayı kime versen almaz ki? Herkes ötüyor ama çoğu palavra. Hükümetimiz çok güzel bir karar almıştır. Ben böyle görüyorum.
Herkes fındıkta Türkiye’ye bağlı. İtalya, İspanya, Gürcistan Türkiye’ye tabi durumda. Türkiye belirler bu işi. En büyük alıcı, İtalyan Ferrero (Nutella’nın üreticisi) Sakarya’da depo kurdu. Fındık stok ediyor. Oradan da gemilerle götürüyor. Aynı Ferrero Gürcistan’da ve Şili’de bile fındık bahçesi kurdu. Çünkü Türkiye’nin iniş çıkışlarına karşı bir güvence arıyor. Mesela Amerika da dünyaya badem yetiştiremiyor. Badem fındığın yerini tutmaz ama alıştırmış. Ucuz yedirmiş. Çin’i alıştırmış.” Fiskobirlik’in 84 milyon lirayı bulan borçlarına da değinen Oltan, “Vatandaşa borçlarını ödeyemiyor. Şimdi para versen, gene fındık alacak. Niye vatandaşı mağdur ediyorlar. Ama artık işler daha iyi olacak. Alivreden (Fındık tüccarlarının Avrupalı büyük alıcılarla fiyat tahminine dayalı satış anlaşması yapması) bahsediyorlar.
Ben alivre satmam. Bir kilo satmam. Niye kendimi uykusuz bırakayım?” ‘Samsun’dan Akçakoca’ya ovalardaki fındık sökülecek’ İhracatta Trabzonlu Oltan’ı Ordulu Poyraz firması takip ediyor. Poyraz, 2009 ihracat rakamlarını açıklamasa da 2008’de 20 milyon ton civarı iç fındık ihracatıyla 121 milyon dolar gelir elde etmişti. Şirketin sahibi Mustafa Poyraz, Fiskobirlik’in devreden çıkarılıp üreticiye destekleme getirileceğini yıllar öncesinden öngören bir isim. Poyraz, “Bu sene 600 - 650 bin ton fındık çıkar. Türk köylüsü güçlendi, bilinçlendi. Artık mahsulünün değerini anladı. Ucuza fındık satmayacak. Fındık çok olduğunda 4 liranın altında, az olduğunda 5 liranın altında fındık vermiyor. Zaruri ihtiyaçları için zaten devletten dekar başı 150 lira destekleme geliyor. Geçen sene rekolte 450 bin ton, fiyat da 4.5 - 5 lira oldu. Bu sene 600 - 650 bin ton fındık var.
Fiyat 4 - 5 lira arası olur. Fazlasını konuşmak popülizm olur. Serbest piyasadan dönüş olacak diye kimse beklemesin” diyor. Mustafa Poyraz’ın fındık piyasasıyla ilgili diğer düşünceleri ise şöyle: “Çiftçi bir - iki sene içinde düz ovadaki verimli arazideki fındığın yarısını sökecek. Çünkü destek alamıyor. Kısa sürede Samsun, Bafra, Adapazarı, Akçakoca ovalarında fındık sökülecek. Sökülünce arz - talep denge bulacak. Fiyatlar yükselecek. Karadeniz’de araziler mirasla giderek küçülüyor. Ordu ve Giresun’da ortalama arazi 20 - 25 dönümü geçmez. 2 ton fındığı olan aile 4 liraya satsa ne olur 5 liraya satsa ne olur.
Destek sistemi 3 yıl sonra bitiyor. Bence ne olacağı belli. Devlet tamamen fındıkla geçinenleri tespit edecek. Bu da 100 üreticiden 35’i. Bunlara destek devam edecek. Lisanslı depoculuk çalışması da sürmeli. Bundan sonra serbest piyasada batan batar, çıkan çıkar. Mühim olan köylüyü primle desteklemek. Köylü malını satmasın, dirensin. Devletten destek, bankadan kredi alıyor, malını istediğinde satacak.” Poyraz, çikolata üretmeye başlayacaklarını da söylüyor.