Samsun'un merkeze bağlı Gürgen Yatağı köyü, Yerlice mahallesinde oturan Yakup Uzun(55), namaz vakitlerini aksatmadan kıldığı camiye gidebilmek için karda yol açtı. Evinin 200 metre uzaklığındaki camiye gidebilmek için 3 gündür bir metreyi bulan karda yol açmaya çalışan Uzun, sonunda amacına ulaştı.
Şiddetli kar yağışı, tüm Türkiye'de etkisini artırarak sürdürüyor.
Yolların kapanmasına, elektrik kesintilerine, su kaynaklarının donmasına sebep olan beyaz örtü, özellikle yüksek kesimlerde yaşayan insanları mağdur etmeye devam ediyor. Karla mücadele ekiplerinin giremediği veya çalışmaları yetersiz kaldığı bölgelerde ise vatandaşlar kapanan yollarını açmak için büyük çaba sarfediyor. Bu çabalar sırasında da bazen yüzyıllar önce yaşanmış ancak günümüzde halen dilden dile anlatılan halk hikayelerini hatırlatan çeşitli hayat hikayeleri çıkıyor.
Nizami'nin Hüsrev-ü Şirin adlı mesnevisinden yola çıkılarak asırlardır anlatılan Ferhat ile Şirin'in hikayesi, hemen hemen herkes tarafından bilinir. Çeşitli versiyonları olan hikayenin en meşhuru Amasya'da geçenidir. Rivayete göre Ferhat, Persler döneminde yaşamış ünlü bir nakkaştır. Sultan Mehmene Banu, kız kardeşi Şirin için köşkün süslemelerini Ferhat isimli nakkaş ustasına yaptırır. Bu sırada birbirlerini görüp sevdalanırlar. Ferhat, Sultan'a haber salarak Şirin'i istetir. Bu talebi duyan sultan, karşı çıkar. Ferhat'ı oyalamak için Amasya şehrindeki Elma Dağı'nı delip, susuzluktan kavrulan halka su getirmesini şart koşar. Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar. Mehmene Banu, dağı delip suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat'ın yanına yaşlı dadısını göndererek, Şirin'in öldüğü haberini ulaştırır. Ferhat, bu acı haber üzerine, elinde tuttuğu külüngü havaya atar, düşen külünk Ferhat'ın başına isabet eder ve orada ölür. Acı haberi alan Şirin korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir. Ferhat'ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan aşağı yuvarlanarak, orada can verir. Her iki sevgiliyi, can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler. Ve bu unutulmaz aşk hikayesi, asırlardır dilden dile dolaşır.
İşte belli bir amaca ulaşmak için verilen bu halk hikayesinin bir benzeri de Samsun'da yaşanıyor. Ancak bu kez ortada ne sevgili aşkı var ne de delinen dağ. Türkiye'yi şiddetini artırarak etkisi altına almaya devam eden kar yağışına aldırmadan Allah aşkı için sergilenen mücadele, adeta parmak ısırtıyor.
Kentin merkeze bağlı Gürgen Yatağı köyü, Yerlice mahallesinde oturan 6 çocuk babası Yakup Uzun, namaz vakitlerini aksatmadan geçirdiği mahalle caminden karın yolları kapatması sebebiyle mahrum kalmış. Namazlarını alışık olmadığı evinde kılmak zorunda kalan 55 yaşındaki çiftçi, ayrılığa daha fazla dayanamayınca hasta çocuğu ve kayınvalidesini evde bırakarak, Ferhat'ın Şirin'ine kavuşmak için dağları delmesi gibi eline aldığı kazma kürekle karları delmeye başlamış. Evinin 200 metre uzaklığındaki camisine gidebilmek için 3 gündür geçebileceği genişlikte kanal açmaya çalışan Uzun, bu yorucu mücadelesi sonunda amacına ulaştı. Camisine kavuşan çiftçi, 4 günlük ayrılığın ardından camide namaz kılmanın mutluluğunu yaşadı. Birçok yaşlı vatandaşın yaşadığı mahallede, Yakup Uzun, gösterdiği azimle taktir topluyor.
Namaz kılmaya 30 yaşında başladığını hatırlatan Uzun, 25 yıldır namazlarını camilerde kıldığını söylüyor. Genellikle namaz vakitlerini mahalle camiinde geçirdiğini ifade eden Uzun, ''Bu benim en önemli alışkanlığım. Namazımı camide kılmaktan büyük zevk alıyorum. 4 gün önce şiddetli kar yağışı başladı. Mahallemizde tüm yollar kapanınca ibadetlerimi evde yaptım. Ancak içime sinmedi. Ben de aldım elime küreği başladım yol açmaya. Biraz zahmetli oldu ama sonunda amacıma ulaştım. Camime kavuştuğum için mutluyum.'' ifadelerini kullandı. Ferhat ile Şirin hikayesini duyduğunu vurgulayan Yakup Uzun, azimli olan kişinin başaramadığı hiçbir şey olmayacağını sözlerine ekledi.