Trabzon'da özel bir dershanenin sahibi ve eğitimcisi Emanullah Tüfekçioğlu, kriz ortamında özel eğitim kurumlarının ayakta kalma mücadelesi verirken, resmi kurumlar ve sivil toplum örgütleri tarafından açılan kurslarının sektörde haksız rekabet oluşturduğunu söyledi.
Aynı zamanda Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) 34. Grup Meslek Komitesi Meclis üyesi de olan Emanullah Tüfekçioğlu, meslek komitelerinin bünyesinde eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile kırtasiye ürünlerinin ticareti sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin bulunduğunu hatırlatarak Devlet bizimle kıyasıya bir rekabet içinde dedi.
Devletin sektöre hizmet etmek yerine, denetim ve rehabilite işlemlerine ağırlık vermesi gerektiğini savunan Tüfekçioğlu, Özel eğitim sektörü, yaşanan kriz nedeniyle nakit sıkıntısıyla boğuşurken ardı ardına borçlanmalar küçülmeler, iflaslar had safhaya ulaşmıştır.
Kira, personel, tadilat, SSK, gelir vergisi, ısıtma, elektrik, su, telefon, eğitim materyali gibi alanlarda yıllık giderler yüzde 10-15 oranında artarken sunulan hizmet karşılığında hiçbir artış olmayıp azalma olmuştur" diye konuştu.
Tüfekçioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın belediye, Halk Eğitim Merkezi, sivil toplum kuruluşları ve resmi kurumlara yetki vererek ücretli kurslara imkan tanıdığını ifade ederek Bir anlamda devlet özel eğitim kurumlarıyla kıyasıya bir rekabet içinde olup eğitimde kaliteyi baltalamakta ve başarının düşmesine neden olmaktadır.
Özel Eğitim kurumlarıyla bir taraftan rekabet yapılırken diğer taraftan özelleştirmek için gereken yasal düzenlemeler hızla yapılmaktadır. Bu nasıl bir çelişki bunu anlamak mümkün değildir diye konuştu.
Çözüme yönelik önerilirde de bulunan Emanullah Tüfekçioğlu, sektördeki sorunlarının aşılması için devletten taleplerini şu şekilde sıraladı:
Devlet kendi kurumlarına kurs açtırma yerine hizmet satın alsa, kitap basma yerine özel kuruluşlara kitap basma ve dağıtım işi ihale etse, rehabilitasyon merkezlerinin sayısını ıslah ederek sınırlasa, sürücü kursları gibi çok önemli kurumları rehabilite etse ve fiyat standardı oluşturarak denetimi arttırsa kısacası enerjisini hizmete değil, onu kontrole ve üretime dönüştürse bu ülkenin ufku daha açık, kalkınması daha hızlı olmaz mı?
"TRABZON ÖSS'DE 2008 YILINDA BAŞARISIZ OLDUĞU HALDE BAŞARILI GÖSTERİLİYOR"
Emanullah Tüfekçioğlu, 2008 yılında Trabzon'un ÖSS sınavında başarısız olduğu halde başarılı gösterildiğini iddia etti. Tüfekçioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
2008 ÖSS 'de sınava giren toplam öğrenci sayısı 1 milyon 574 bin 928'dir. Bu rakamın 265 bin 230'u lisans (Yüzde 16,8) ve 239 bin 853'i Ön lisanstır. (Yüzde 15) Toplam yüzde 31,8'di. Trabzon için sınava giren toplam öğrenci sayısı 22 bin 429'du. Bunun 3 bin 824'u lisans ( yani yüzde 17), bin 341'i ön lisans (yüzde 6) toplam Yüzde 23'dü. Görüldüğü gibi, Trabzon bu sonuçlara göre son derece başarısız durumdadır. Bu başarısızlıkta herkesin payı vardır. Ne tuhaftır ki başarı kriterlerini bazı ihmallerle yükseltmeyi becerenler bu tablonun başarı olduğunu ifade edebilmektedir. Ancak bu doğru değildir, sap ile saman birbirine karıştırılmaktadır.