Uyuşturucu ticareti yapmak ve kullanmak için uyuşturucu madde satın almak suçlarından hakkında 24.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan şarkıcı Deniz Seki'nin 1 Ekim'deki duruşmasının öne alınması istendi.
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelen Seki'nin avukatı Filiz Kayalı, davanın görüleceği İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, duruşma gününün öne alınması istemini içeren dilekçe sundu.
Dilekçede, yakalama emrinin tutuklamaya dönüştürüldüğü tarihin 24 Şubat 2009 olmasına rağmen Seki hakkında duruşma tarihinin 1 Ekim 2009 olarak belirlendiği ve bu tarihin Seki'nin 218 gün sonra mahkeme huzuruna çıkacağını gösterdiği ifade edilerek, tutukluluğunun devamı kararıyla özgürlüğü
sınırlandırılan Seki için bu sürenin asla makul bir süre olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
Seki'nin doğrudan hakim güvencesinden yoksun kaldığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre özgürlüğü kısıtlanan herkesin en kısa sürede hakim karşısına çıkması gerektiği görüşüne yer verilen dilekçede, İş yoğunluğu gerekçesiyle müvekkilimizin doğrudan hakim denetimi olmaksızın 218 gün süreyle özgürlüğünün kısıtlanmasını hiçbir hukuk düzeni kabul etmez ve izin...
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelen Seki'nin avukatı Filiz Kayalı, davanın görüleceği İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, duruşma gününün öne alınması istemini içeren dilekçe sundu.
Dilekçede, yakalama emrinin tutuklamaya dönüştürüldüğü tarihin 24 Şubat 2009 olmasına rağmen Seki hakkında duruşma tarihinin 1 Ekim 2009 olarak belirlendiği ve bu tarihin Seki'nin 218 gün sonra mahkeme huzuruna çıkacağını gösterdiği ifade edilerek, tutukluluğunun devamı kararıyla özgürlüğü
sınırlandırılan Seki için bu sürenin asla makul bir süre olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
Seki'nin doğrudan hakim güvencesinden yoksun kaldığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre özgürlüğü kısıtlanan herkesin en kısa sürede hakim karşısına çıkması gerektiği görüşüne yer verilen dilekçede, İş yoğunluğu gerekçesiyle müvekkilimizin doğrudan hakim denetimi olmaksızın 218 gün süreyle özgürlüğünün kısıtlanmasını hiçbir hukuk düzeni kabul etmez ve izin...