Türkiye’de emeklilik, iktidarın tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarak sefaletin simgesi haline gelmiştir. Milyonlarca emekli, yoksulluk, borç ve barınma kriziyle mücadele ederken, bunun temel nedeni ekonomik zorunluluklar değil, tek adam rejimi ve neoliberal politikalar olarak öne çıkıyor.

Bugün Türkiye'de emeklilik, artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla mücadele anlamına geliyor. Yıllarca çalışan ve ülkenin değerlerini yaratan emekçiler, bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiş durumda. Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı, sosyal devleti tasfiye etmiş ve kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı azınlıklara aktarırken, emekliler “yük” olarak görülmüş.

Mart 2025’te Emekliler İçin Durum:

Mart 2025 itibarıyla, Türkiye’de emekli ve hak sahibi sayısı 16,8 milyonu aşarken, 4,5 milyon emekli 16.881 TL gibi yoksulluk sınırının altında bir maaşa mahkûm olmuştur. Birçok dul ve yetim ise daha da düşük bir maaş alıyor. Bu durum, derin bir yoksulluktan başka bir şey değildir ve açlık sınırının altına düşen maaşlar, emeklilere fiilen "aç kal" demek anlamına geliyor.

Asgari Ücret Ge...