Trabzon’da hayat pahalılığı artık diğer illeri katlıyor. Gıdadan tekstile, ulaşımdan enerjiye kadar her şey ateş pahası.
İftar sonrası bir mekânda otururken, iki arkadaşın sohbetine kulak misafiri oldum. Arkadaşlardan biri diğerine, “Meydan’da sıradan bir mekâna gittim ve standart bir bardakta çay içtikten sonra 70 TL ödedim” dedi. Hatta birkaç adım ötedeki başka bir mekânda ise “bir bardak çay için 20 TL ödedim” diye ekledi. Mekanların kalitesi, kapasitesi ve konumu aynı; ama çay fiyatları arasında tam 50 TL fark vardı. Şaşırmamak mümkün değil…
Bir demlik çayın maliyeti bile 20 TL değilken, bir bardak çaydan 70 TL talep etmek neyin nesidir Allah aşkına!
Elbette her şeyin bir fiyatı vardır. Giderlerinizi ve kârınızı hesaplayarak ürününüze bir bedel koyarsınız. Ama bu bedel hem makul, hem mantıklı, hem de ahlaki olmalıdır.
Öyle kafanıza göre fiyat belirleyip fırsatçılık yapmak esnaflık değil, ahlaksızlıktır. Hele Trabzon gibi vicdan ve merhametin yüksek olduğu bir şehirde, bu durum iki kat rahatsız edicidir.
Hiç kimse bir mekâna gittiğinde çayın kaç TL olduğunu sormaz. Masada 2–3 bardak içer, yanındakilere de 2–3 bardak ısmarlar....