"Günümüzde savaşların topyekun olma özelliği kazanması, cephelerden çok cephe gerilerini, askerden çok sivil halkı ve üretim kaynaklarını hedef alarak savaş gücü ve desteğini yok etmeye yönelmesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sivil savunmanın önemini gittikçe artırmaktadır. Bu nedenle düşman saldırılarına karşı halkın can ve mal kaybının en az seviyeye indirilmesi, hayati önem taşıyan her türlü resmi, özel tesis ve kuruluşların korunması ve faaliyetlerinin devamını sağlayacak iyileştirmenin yapılması, savunma gayretlerinin halk tarafından en yüksek seviyede desteklenmesi ile mümkündür."
Yurdun yüzde 92'sinin deprem kuşağında olduğu işaret edilen açıklamada, "Nüfusumuzun yüzde 95′inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98′i ve barajlarımızın yüzde 93′ünün deprem bölgesinde bulunduğu bir gerçektir. Dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, geçmişte birçok yıkıcı depremler yaşandığı gibi, gelecekte de meydana gelebilecek de...