Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Siyasi Tarih Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Köse, Sümela Manastırı’nın gerek mimari, gerekse fresklerinin tarihsel özelliği bakımından paha biçilemez bir yapıya sahip olduğunu hatırlattı.
Manastırın 50 yıla yakın boş ve sahipsiz bir dönemi bulunduğunu, yağmalamaların da o dönemlerde yaşandığını kaydeden Köse, “Osmanlı devleti yıkılıncaya kadar yani 1922 yılına kadarki dönemde manastırlar, ayakta kalmış ve Ortaçağ kültürünü Ortaçağ’dan kalma geleneği devam ettirmişlerdir. Şu an dünyada Ortodoks manastırı tek yerde bulunuyor; Yunanistan’ın Atos yada Aydanos Dağı bölgesinde. 13’e yakın Ortaçağ şartlarında yaşayan manastır hala burada bulunmaktadır. Sümela Manastırı bu anlamda hem yapı olarak hem de mima...