Barcelona değil, Trabzon!..
Milli takım dahil, son yıllarda bir Türk takımının bu kadar mükemmel bir futbol oynadığını görmedim.. Hatta bir dünya takımını da görmedim..
Futbol deyince, hemen herkesin aklına Barcelona geliyor. Bitmez tükenmez paslar yaparak rakibi, bu arada benim gibi anlamsız pas seyretmekten hoşlanmayan seyirciyi de bıktıran Barcelona..
Trabzon, maçın ikinci yarısında o Barcelona'yı da gölgeleyen bir futbol ortaya koydu..
Mucizeydi.. Neden?..
Ne ligin ilk maçında Manisa önünde, ne de İnter deplasmanının ilk yarısında böyle bir futbolun izi, ihtimali yoktu.. Ne olduysa devre arasında oldu..
Büyüye, sihire inansam, "Trabzonlu futbolcuların omuzlarına bir sihirli değnek dokundu" derim..
Öylesi..
Cezası dolayısıyla maçı tribünden izleyen Şenol Güneş ve kenardan yöneten Ünal Karaman, ne söylediler ve anlattılarsa, ikinci yarıda futbol anlayışı tamamen değişmiş bir takım gördük sahada..
Trabzon tıpkı Barcelona gibi, bol pas yaparak, ayağa oynayarak, topu koruyor, durmadan top peşinde koşan rakibini yoruyor ve dakikal...