Diego Maradona bundan iki yıl önce Arjantin futbol takımının başına getirildiğinde, bir kuşku hemen herkesin aklını kemiriyordu
Maradona televizyonda ve gösteri dünyasında başarılıydı. Devlet başkanlarıyla, sanatçılarla, sivil toplum kuruluşlarıyla güçlü ilişkileri vardı. Pekçok toplumsal kampanyaya katılıyordu.
Tuhaftı ama, yanıtı aranan soru, futbol efsanesinin, futbolda başarıp başaramayacağıydı.
Pele dahil pekçokları, iyi bir oyuncunun her zaman iyi bir teknik direktör olamayacağını hatırlatmışlardı.
Maradona'ya evrensel şöhretini futbol kazandırmıştı. Ancak artık, futbol dünyasındaki yeni konumunu, şöhretine ve siyasal bağlantılarına borçlu olduğu söyleniyordu.
Dünya Kupası'nda Almanya karşısında alınan ağır yenilgi ise bu macerayı sonlandırmaya yetti.
Almanya maçını binamızın görevlisi Gustavo'yla beraber izlemiştik. Paraguaylı.
Kapıdaki nöbet saati biterken bize uğrayacak ve maçın ilk yarısı tamamlanana kadar kalacaktı. Almanya'nın kazanmasını istiyordu.
Arjantin kazanır da Paraguay kaybederse vay onun hâline. Makaraya sarmayan kalmazdı.
Neydi o Brezilyalıların düştüğü durum! Bayraklarını s...