Sıradışı bir marangozun hikâyesi okuyacaksınız.

Ahşaba hayal ettiği her şekli verebilen Ali Şerafettin Köksal'ın kartvizitinde şunlar yazıyor: Sağır, dilsiz ve görme engelli. Ahşap maketlerini gören onun yaptığına inanamıyor. Onu atölyesinde çalışırken izleyince hayret duygusu yerini hayranlığa bırakıyor.

-Ali Şerafettin usta, doğuştan duymuyor, 26 yaşından beri de görmüyor. Evli ve iki oğlu, bir kızı var. Çocuklarının hepsi evli. Annesi ve fedakâr eşiyle birlikte yaşıyor. Vaktinin çoğunu marangoz atölyesinde geçiriyor. Herhalde çok az marangozun bu kadar düzenli bir atölyesi vardır. Eşi, atölyede her şeyi Ali Bey'in yerleştirdiğini, düzenin ondan sorulduğunu söylüyor. "Yoksa aradığını bulamaz." diyor. Atölyedeki düzen Ali Bey'in zihninin ne kadar düzenli çalıştığını kanıtlıyor.

 

Her sabah mesaisine gider gibi atölyesine iniyor, bazen gece 11'lere kadar çalışıyor. İhtiyaç duyduğu malzemeleri listeliyor ve belli zamanlarda alışverişe çıkıyor. Yapı marketleri açılmadan önce malzemelerini Eminönü'nden, Tahtakale'den alırmış. Ümran Hanım...