Sayın başkanın büyük sözler verdikten sonra, yerine getirilememiş vaatlerinin yarattığı stresten Türk futbolunu bir kaos ortamına sokmak ve değişik metotlarla hedef saptırma çabalarının sonuçsuz kaldığı görülmektedir.
Şu bir gerçektir ki, Türk futbol kamuoyu Sayın Yıldırım’ın bu tarzından, bu yaklaşımından sıkılmıştır; kendisine kaybettiği zaman kaybettiğini ve hatalı olduğunu kabullenmenin de büyüklük olduğu hatırlatılmalıdır. Başkanı olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü’nün büyüklüğüne yakışan yaklaşım ancak bu olur.
Sayın Yıldırım’ın konuşması içerisinde geçen oyuncumuz Rüştü Reçber ile ilgili bir takım imalı beyanatlarına da cevap verme gereği duyduk.
Oyuncumuz Rüştü Reçber, 24 saatini kulübü için harcayan bir sporcu olarak başka takımlardaki meslektaşlarıyla onların maçlarında korkmadan ve cesurca oynamalarıyla ilgili telefon görüşmesi veya şahsi görüşme yapması kadar doğal bir şey yoktur. Oyuncular arasında bu tür diyaloglar her zaman olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Oyuncumuz “Yenilin” dememiştir, tehdit etmemiştir, para teklifinde bulunmamıştır. Ancak burada hayret edilmesi ve sorgulanması gereken mesele, oyuncumuz Rüştü Reçber'in bu oyuncul...