Milli Takımın içler acısı hali herkesi üzerken, perde arkası hafif hafif aralanmaya başladı… 2014 Dünya Kupası umutlarını gruptaki daha dördüncü maç sonrası mucizelere bırakan Milli Takım’da başarısızlığın nedenleri üzerine çok şey yazılıp çiziliyor. Ancak hedef adam haline gelen Abdullah Avcı tarafından ay-yıldızlı takıma çağrılan bir futbolcu, içinde bulunulan durumu Milliyet Gazetesinden Nevzat Dindar’a şöyle anlatıyor. “* Milli Takım’a mutsuz gidiyoruz, mutsuz geliyoruz. Böyle şey mi olur? Milli Takım’a giden bir futbolcu, bu ruh halindeyse nasıl başarılı olabilir? * Abdullah Avcı’dan kaynaklanan en büyük sorun mahremiyet. Bir oyuncu, hocanın yanına gidip dertlerini anlatıyorsa, dışarı sızmamalı. İkisi arasında kalmalı. Ama öyle olmadı. Hoca dertlerini dinlediği futbolcularla özel diyalogunu, başkalarıyla da paylaştı. * Bu durum diğer futbolcular üzerinde şu algıyı yaratıyor; hocaya yakın olmak önemli. O zaman da oynayanlar, hoca ile sıcak ve samimi ilişki içinde olanlar oldu. Diğerleri de onlara özendi. Milli Takım hocasının herkese eşit mesafede olması gerekmez mi? Oynamak içi...