Taşar, Yılmaz'ın evine gidip onayı aldı. "Şimdi Yalım'la Uludağ'a uçup Çiller'e sonucu bildireceğiz" dedi. Taşar'ın Nene Hatun 113'ten ayrılırken görülmemesi gerekiyordu. Çareyi, Berna Yılmaz buldu. Oğlu Yavuz kar montunu Taşar'a giydirdi, başına da beresini geçirdi, eline de Daisy'nin ipini verdi. Kendisi de Taşar'ın yanında yürüyerek evden çıktılar. Daisy, hayatının en önemli siyasi yürüyüşüne çıktığının farkında değildi.
KAMUOYUNA yansımalarına bakıldığında Anarefah kurulmak üzereydi. Bu tablo çeşitli kesimlerde büyük tepkiler yaratıyordu. Bu tepkiler ANAP ve Mesut Yılmaz üzerinde büyük baskılar oluştururken Necmettin Erbakan, "Bayram sonrası düğün hazırlığı" yapıyordu.
Ancak aynı Erbakan, örneğin Müslüman ülkelerin büyükelçilerine verdiği yemekte İslam Dinarı'na geçileceğini söylüyordu. Oysa Yılmaz'la görüşmelerinde siyasi gelişmelerden ders çıkardıkları, uyumlu bir hükümet sürdürecekleri izlenimi yaratıyordu. Yılmaz'ın kafası giderek karışıyordu. Kendisine, "Değiştik" mesajı veren Erbakan, dışarıda, "Bir gün herkes bizim çizgimize gelecek" diyordu.
YA O ERBAKAN DEĞİL YA BEN BAŞKA ÜLKEDEYİM
Yılmaz, birkaç kez Türkiye'de hükümetleri...