Türkiye bakımından BM Yasası'nın insanlığın ortak özlemlerini ve vicdanını temsil ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, BM'nin yeni ihtilafları önleyecek, insan haklarını ön planda tutacak, refahın eşit ve sürdürülebilir biçimde dağılımını sağlayacak adil, daha iyi bir uluslararası düzen kurmaya yönelik çabaları için siyasi ve ahlaki bir pusula durumunda olduğunu belirtti.

Gül, bu çerçevede uluslararası toplumun önündeki en acil görevin, en zengin ve en fakir ülkeler arasındaki büyük uçurumun mümkün olduğu kadar süratle kapatılması olduğuna inandıklarını vurguladı.

MEDENİYETLER İTTİFAKI GİRİŞİMİ
Bu koşullar altında terörizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve her türlü dini ayrımcılık ve aşırılıklar ile mücadelenin öneminin daha da arttığının altını çizen Gül, "Gerçekten, farklı kültürler ve dinler arasında yabancılaşmanın daha da artması riskine karşı azami ölçüde müteyakkız olmamıza ihtiyaç bulunmaktadır" dedi.

Gül, bu kapsamda, BM Genel Sekreteri'nin gözetimi altında İspanya ile birlikte eş-sunuculuğunu yaptıkları Medeniyetler İttifakı girişimini böyle tehlikeli bir mecraya girmeyi önleyecek önemli bir araç olarak gördüklerini belirtti.