Grubumuz son dönemde Doğan Medyası'nın düzenli saldırılarına hedef oluyor.
Aldıkları talimatla koşa koşa Petrol Ofisi brifingi alıp "vergi pompası"nı savunan, emir ve baskı sonucu, gazetecileri hapse götüren patron siparişi kanunları dahi iki yıl boyunca eleştiremeyen yazarlar, çizerler, tetikçiler, bugün aldıkları talimatla SABAH'a saldırıyorlar.
SABAH'ın sahibinin kim olduğunun birincil önemi yok aslında. Dinç Bilgin'i sindirip SABAH'ı yutmak istedikleri, içeriden vurup batırmaya soyundukları da oldu. Ciner döneminde de yaptılar bunu, TMSF döneminde de...
Onlar kamu denetimi yapmak değil, rakibi öldürmek istiyor.
Şükür ki, biz de bir medya grubuyuz ve kendimizi savunma olanağına sahibiz.
Yoksa rahmetli Erdal İnönü gibi, Türkiye'nin kocaman bir bankası gibi, geçmişin çok bakanı gibi, sektördeki rakipleri gibi, gazete bayileri, kimi reklam verenler gibi, bu medya terörüne teslim olup onların dümen suyuna girerdik.
Türkiye'de iş yapan, reklam veren, olup bitenden haberdar olmak isteyenler yatıp kalkıp dua etsin bu ülkede SABAH var ve Doğan Grubu'ndan bağımsız olarak var.
Yoksa ellerinde şirket kalmazdı, hak kalmazdı, bilgi kalmazdı, ufuk kalmazdı, demokra...