Filmlerin perdeyle buluşmasını engelleyen yargı kararlarından ilki Danıştay tarafından 1966'da alındı. 27 yaşında genç bir yönetmenin ilk uzun filmi sinema tarihimize adını bu özelliğiyle yazdırdı.
Zamanın 'Film Komisyon Kontrol Kurulu' Heper'in filmini 'müstehcen' bulmuştu. Danıştay kararıyla filmin gösterimi yasaklandı. Yönetmen bir gazete röportajında "Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan. …özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışıyordum özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi..." demişti bu karara karşılık.
Paris Yüksek Sinema Enstitüsü'nün yetenekli öğrencisi Alp Zeki Heper, ödüllü iki kısa filminin ardından Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri'ni çekti. Film Danıştay tarafından yasaklandı ve Heper'in hayatı bu kararın gölgesinde geçti.
Heper, yasak...