İstanbul'da yaşayan ve 20 yıl önce A.E. ile evlenen M.G., evliliğinin ilk yıllarından itibaren sistematik olarak işkence gördü. Yaşadıklarına dayanamayıp evi terk eden ve sığınma evine yerleşen kadın, 2012’de savcılığa başvurdu. Kocasının yüzünü jiletle kestiğini, vücudunda sigara söndürdüğünü, ayağını kırdığını, kızgın telle işkence yaptığını, piknik tüpü ile kalçasını yaktığını, cinsel saldırılarını köpekle ilişkiye zorlamaya kadar vardırdığını iddia etti.

Habertürk'ün haberine göre; savcılık, “normal bir ev kadını olarak toplumda yer alan bir kadının iffeti konusunda iftira atamayacağı” karinesi ve Adli Tıp Kurumu’nun verdiği mağdurun ruh sağlığının bozulduğu yolundaki raporları da değerlendirerek A.E. hakkında 2012 yılında dava açtı. M.G., bu süreçte eşinden de boşandı.

ADLİ TIP RAPORU ŞİDDETİ DOĞRULADI

5 yıllık davanın son duruşması, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde yapıldı. Savcı mütalaasında, Adli Tıp raporundaki M.G.’nin yüzünün kesildiği, kolunda sigara yanıkları bulunduğu, topuğunun kırıldığı yönündeki tespitlerin maruz kaldığı şiddeti doğruladığını vurguladı. A.E.’nin ‘cinsel saldırı’, ‘yüz...