Türkiye, son birkaç aydır Kürt açılımı (demokratik açılım-ulusal birlik projesi… siz hangisini isterseniz öyle adlandırın) konusundaki tartışmalara kilitlendi. Toplumun her kesiminden ayrı görüş ve fikirler ortaya saçılıyor. Siyasetçiler, düşünürler ve bilim adamları her gün televizyonlarda boy gösteriyorlar.

Son günlerde siyasetçiden ev kadınına kadar herkesin gündemindeki en önemli konu “Kürt açılımı”. Aylardır televizyon ekranlarında kırmızı yazıyla “son dakika” haberi olarak verilen “Kürt açılımı” için yapılan yorumlar da, bilinmeyen detayları kadar fazla. Toplumun her kesimi kendi kültürü, içinde bulunduğu şartları, yaşadıklarını göz önüne alarak “Kürt açılımı”” kendi perspektifinden yorumluyor.

'ARTIK DÖNÜŞ YOK'

Annesinin Türk, babasının ise Kürt olduğunu söyleyen Hülya Avşar'ın açılımı “Demokratik açılım meselesinden ben çok korkuyorum. Korkuyorum, çünkü bu öyle bir mesele ki, artık dönüşü yok. Bu işe başladıysanız bitirmek zorundasınız. Türkler bu ülkenin bölünmemesini istiyor. Buna da sonsuz hakları var ama yöntem hataları yaptıklarını kabul etmeliler. Ben de sonuna kadar Türküm; ama bu Kürtleri yok saymak, onlara etnik baskı yapmak anlamına gelmeme...