İşte Mahçupyan'ın o yazısından bazı bölümler:
Tahir Elçi’nin ölümüne vicdanen cinayet demenin bir mahsuru yok. Ama henüz hukuken cinayet diyemediğimiz de açık. Bu konuda kişi ya her şey belli olana kadar susmak durumunda ya da yaşananları akılcı bir çerçeveye oturtarak ucu açık tahminler yapmak zorunda. Ölüm nedeni tabii ki bir kaza kurşunu olabilir. Ama eğer bunun gerçekten de bir cinayet olduğunu varsayacak isek, olayın detayları katilin devletten ziyade PKK saflarında aranması gerektiğini söylüyor. Toparlayalım...
1… İki polisin ölümüne neden olan olayda araba polis tarafından durdurulmuyor. Kendisi gelip, kenara çekip duruyor. İçinde silahlı kişiler var. O saatte, Tahir Elçi’nin açıklama yapacağı yere kabaca seksen metre uzaklığa ne amaçla geliyorlar? Bu kişilerin ve bağlı oldukları organizasyonun Elçi’nin açıklama yapacağından haberlerinin olmaması mümkün değil. O gün o civarda başka bir etkinlik olmadığına göre, bu kişilerin Elçi ile bağlantılı bir amaçla orada olmaları çok güçlü bir ihtimal.
2… Polislere ateş ettikten sonra niçin Elçi’nin açıklama yapacağı yere doğru koşuyorlar? Arkalarında polis yok. Bölgeyi muhtemelen avuçlarının içi gibi...