Ümmet ve toplum olarak, Allah Teâlâ’nın methine layık olan mübarek Ramazan ayına girmenin mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Kur’ân-ı Kerim’de Ramazan ayından başka Allah’ın methine mazhar olan ve ismi açıkça belirtilen başka bir ay yoktur. Bu ayda, bütün insanlığa hidayet, rahmet ve bereket kaynağı olan, doğruyu eğriden, hakkı batıldan ayıran Kur’ân-ı Kerim indirilmiştir. Nefis terbiyesinde zirve kabul edilen oruç bu ayda farz kılınmıştır. Müminleri, kötülüklerden koruyacak ve temizleyecek olan oruç, bu ayın en mühim ibadetidir.

Ramazan ayına mahsus çeşitli yazılar yazılmış ve bundan sonra da yazılmaya devam edilecektir. Ramazanda infak, sosyal dayanışma, tevbe, istiğfar, fakirleri, yetimleri, yoksulları, muhtaçları kollayıp gözetmek, orucun mahiyeti, fazileti, nefis terbiyesindeki rolü vb. gibi çok önemli konulara öteden beri değinilmektedir. Bu yazımızda ise, sosyal ve dini hayatımızı yakından ilgilendiren, ancak teknolojinin ve şehirleşme ile birlikte yoğun iş yükünün arasında kaybolmaya yüz tutmuş iletişim konusunu dile getirmek istiyoruz. Belki buna, aile içerisinde, toplumda; akrabalar, komşular, arkadaşlar ve dostlar arasındaki ilişkiler de diyebiliriz.