Türk siyasi ve hukuk tarihinde kara bir sayfa" denilen 'DEP Operasyonu'nun baş aktörlerinden eski DGM Başsavcısı Nusret Demiral, o günkü gibi bugün de aynı görüşte olduğunu söyledi..
Sunuş
Türkiye'ye 18 yıl kaybettiren 36 saatin başrol oyuncularından biri de Nusret Demiral'dı... O zaman Cumhuriyet Başsavcısıydı ve yıllarca kasırga gibi esti. Önünde kimse duramadı... Demiral'la yakın korumasıyla gidip-geldiği Çankaya'daki ofisinde buluştuk. Öncelikle ofisini biraz anlatayım. İçeri girer girmez ilk dikkatimi çeken masasının arkasındaki kocaman Atatürk fotoğraflı Türk bayrağı oldu. Duvarları süsleyen çerçeveler içindeki deyişler de çarpıcıydı. Sadece birini aktarayım. "Biz gözünde vatanını, gönlünde Atatürk ilke ve inkilaplarını tutabilen, vicdanında dinini saklayabilen, milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanız" yazıyordu. Bütün deyişlerin altındaki imza ise 'Nusret Demiral'dı. Salondaki Atatürk büstleri ve fotoğraflarını ise sayamadım. Ünlü Başsavcı için zaman donmuştu sanki... Konuşurken bazen kendimi 18 yıl öncesinde gibi hissettim. Ne olursa olsun bir milim yerinden kımıldamamıştı. "Acaba ben de bir yerde hata yapmış olabilir miyim?" diye de sormam...
Sunuş
Türkiye'ye 18 yıl kaybettiren 36 saatin başrol oyuncularından biri de Nusret Demiral'dı... O zaman Cumhuriyet Başsavcısıydı ve yıllarca kasırga gibi esti. Önünde kimse duramadı... Demiral'la yakın korumasıyla gidip-geldiği Çankaya'daki ofisinde buluştuk. Öncelikle ofisini biraz anlatayım. İçeri girer girmez ilk dikkatimi çeken masasının arkasındaki kocaman Atatürk fotoğraflı Türk bayrağı oldu. Duvarları süsleyen çerçeveler içindeki deyişler de çarpıcıydı. Sadece birini aktarayım. "Biz gözünde vatanını, gönlünde Atatürk ilke ve inkilaplarını tutabilen, vicdanında dinini saklayabilen, milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanız" yazıyordu. Bütün deyişlerin altındaki imza ise 'Nusret Demiral'dı. Salondaki Atatürk büstleri ve fotoğraflarını ise sayamadım. Ünlü Başsavcı için zaman donmuştu sanki... Konuşurken bazen kendimi 18 yıl öncesinde gibi hissettim. Ne olursa olsun bir milim yerinden kımıldamamıştı. "Acaba ben de bir yerde hata yapmış olabilir miyim?" diye de sormam...