Oruç tutma, herkesin bildiği gibi dinin 5 temel esasından biridir. Birbirini tamamlayan bu 5 esastan bir tanesinin eksikliği, söz konusu esasların ana unsur olduğu Müslümanlık temelini zayıf kılacaktır. Böylesi zayıf bir temel üzerine kurulacak binanın sağlamlığı da her zaman tartışmaya açıktır. Sağdan-soldan gelecek sadmelerde, esecek rüzgârlarda, küçük ölçekli depremlerde bu binanın ayakta kalmayacağını/kalamayacağını söylemek kehanet olmasa gerek. Nitekim bugün Rabb'in İlahi meşieti gereği imtihan amacıyla başa gelen bazı musibetlerde, bazılarının Rabb'e karşı isyankâr bir tutum sergilemesinin altında işte bu temelin zayıflığı yatmaktadır. Halbuki bir önceki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi kul olarak bize düşen, kulluğun gereğini sergilemektir. Madem Rabb'imizin bizim gün boyunca aç ve susuz kalmamıza ihtiyacı yoktur. Madem O, kullarına zulmetmekten münezzeh ve müberradır. Ama buna rağmen 'oruç tutun' emrini verdiyse mutlaka o, kullarının dünyevî ve uhrevî maslahatınadır, yararınadır. Kaldı ki hiçbir yararı olmasa dahi kulluğun gereği, o emri nedensiz, niçinsiz yerine getirmek olmalıdır.

Dinimiz oruç tutmakla sıkıntı ve meşakkat içine giren kişilere yönelik oruç...