Sahte diplomayla 19 yıl öğretmenlik yapan, bir ara “yılın öğretmeni” seçilmeyi bile başaran başka bir hanımefendiyi anımsıyorum, doğrudan beraat etmişti. Suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle. Bazen hakikaten bu unsurlar oluşmuyor. İfadesinde “Çok pişmanım.” demişti. “Bu olay benim bunca yıllık sırrımdı. Yakalanmaktan çok korktum.” demişti. Sonrasında avukatı, "Diploması olmadığı için öğretmenliğe geri dönemeyecek.” bile dedi. Ama işte, inandırıcı delil bulunamadığından dolayı…
Sahte diplomayla atanıp 8 yıl sonra yakalanan elektrik mühendisi var, çalışırken hep takdir almış. Vatana 21 yıl hizmet etmiş, hizmetliyle kavga edince enselenmiş okul müdürü var, geçmişi başarılarla dolu. Yüzüncü Yıl Üniversitesinde 11 yıl sağlık teknisyeni olarak düzgün mesai yapmış bir kardeşimiz var. Sahte diplomayla TÜBİTAK’ta işe giren bir vatandaş, küçük bir icat bile yapamadan yakalanmış ama herkes harikalar yaratacak diye bir kaide yok. Bir sahte avukat haberi okudum, insanları bir tek o dolandırmış. Çünkü menfaat temin etmiş bu arkadaş. İşte, mesele diploma değildir, insanın hangi niyetle ne yaptığına bakmak lazımdır.
Sahte diploma veren üniversite haberleri okudum....