İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Hacı İnan, iddianamenin nihai bir karar olmadığını belirterek, ''Ancak iddianamenin bir şerefi, haysiyeti olmalı'' dedi.

Anayasal düzeni şiddet ve cebir kullanarak değiştirmeye çalışmakla suçlandığını söyleyen sanık Hacı İnan, şöyle devam etti:

''12 senedir F tipi cezaevindeydim. Cezaevinde bir makas bile zimmetle veriliyor. Makası kaybedince yenisini de vermiyorlar. Bu şartlardaki bir insan nasıl olur da şiddet kullanarak anayasal düzeni değiştirebilir? Cumhurbaşkanı, Başbakan olan zat ile 80 öncesi beraber çalıştık. Onlar da aynı ıstırabı yaşadılar. Doğulu olsalardı belki de benim yaşadığım durumu yaşayacaktı. Cumhurbaşkanı dindar. Ben ona karşı niye terör uygulayayım? Referandumda 'evet' oyu kullandım. Bu topraklarda Müslüman halka baskı vardı. Yavaş yavaş bu durum değişiyor. Halk sabretti karşılığını alıyor. Kuran hafızıyım. İlahiyatçıyım. Bir ilahiyatçıya bu kadar kolay terörist denebilir mi? Doğru Haber Gazetesi benimle söyleşi yaptı. Orada Kuran'da Hizbullah geçiyor. Her mümin Hizbullah'dır, yani Allah'ın dinini kabul eden... Bu anlamda ben Hizbullah'ım. Bununla iftihar ediyor...