Dilenciliğin önüne geçilmesi için iki tür yaptırım olduğunu belirten Konaç, açık dilencilikte Kabahatler Kanununun 33’üncü maddesine göre yaptırım uygulandığını, ancak para bedellerinin az olması nedeniyle caydırıcı olmadığını ifade etti. Konaç, “Kabahatler Kanununda dilencilik yapan kişiye belediyeler eliyle uygulanan cezalar komiktir. İdari ceza olarak verilen 50 TL’nin hiçbir şekilde kişiyi dilendiricilikten vazgeçirmesi mümkün değildir” dedi. 

Türk Ceza Kanunun 229. Maddesine göre gerçekleştirildiğini dile getiren Konaç, “Bireysel olarak dilenmeyip çocuğunu ve bir yakınını dilendirme yoluyla topluluk oluşturulmasıyla ilgili olarak da Türk Ceza Kanunu’nun 229. Madde de bir yaptırım getirilmiştir. Bu anlamda bunu örgütlü olarak yaptıran kişilere de 1 yıldan 3 yıla kadar da hapis cezası ile ilgili olarak da bir ceza öngörmüştür” diye konuştu. 

Öte yandan, son zamanlarda maddi bedeli küçük olan ürünleri, kişilerin merhamet duygularını kullanarak daha yüksek bedellere satan ‘örtülü dilencilik’ türünün artış gösterdiğini kaydeden Konaç, “Dilenen kişi aslında karşısına baktığı zaman dilenmiyor gibi görünüyor ve bir mal satarak geçimini temin etmeye çal...