İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 15 Temmuz 2016'da darbe girişiminin, TSK içerisine sızdırdığı ve birebir veya ikili/üçlü gruplar halinde örgütsel olarak "öğretmen" tabir edilen sivil unsura bağlılık yoluyla, birbirini tanımayan hücreler şeklinde örgütlediği mensuplarına terör örgütü lideri Fetullah Gülen ve örgütün sözde TSK sorumlusu "Namık" kod adlı Adil Öksüz tarafından aşağıya doğru silsile yoluyla bir kısım hücrelere talimat verilmesi ve örgüt mensubu asker şahısların fiilen katılması yoluyla gerçekleştirildiği anlatıldı.

FETÖ'nün TSK içerisine sızmış ve halen deşifre edilemeyen mensuplarının sayıca darbe girişimine katılanlara oranla daha fazla olduğu, bu yönüyle terör örgütünün devletin anayasal düzeni ve bekası açısından halen en büyük tehlikeyi ihtiva eden terör örgütü olduğu vurgulanan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Asker şahıs örgüt mensuplarının deşifre edilmesine yönelik Cumhuriyet Başsavcılığımızca 29 Kasım 2017'den bugüne kadar yürütülen soruşturmalar kapsamında örgüt içi iletişim metotlarından biri olarak örgüt mensubu asker şahıslardan sorumlu sivil şahısların asker şahıslarla örgütsel irtibat amacıyla kulland...