Dağdaki çobanın oyu, ayaktakımının partisi, 'edepsiz civciv' derken Aysun Kayacı gündemden düşmüyor. Belden aşağı vurularak lafı ağzına tıkılmak istenen genç bir kadının konuşma hakkını savunmak gayet tabii ama olayı abartıp 'düşünce özgürlüğüne vurulan darbe' kılıfına sokmak mümkün mü? Ortada hem güzel, hem akıl fikir sahibi olduğunu kanıtlamaya çalışan bir genç kadın var, bu bir gerçek... Ve pek de kolay sayılmayacak bir hayat hikâyesi... Belli ki gidilecek daha epey de yol...
Orta halli, iki çocuklu Kayacı ailesinin küçük kızı Aysun'un hikâyesi, 1979'un mayıs ayında Üsküdar'da başlar. Babası Selahattin Kayacı'nın alkol sorunu çocukluğuna damgasını vurduğundan Aysun Kayacı, boşanmaya karar veren annesi Asuman Kayacı'nın en büyük destekçisi olur. Öldü dediği babasını hiç affetmez ve ünlü olduğunda da babasının onun hakkında konuşmasını mahkeme kararıyla yasaklatır.
Şeytanla anlaşma
Anne Asuman Kayacı beş yıldızlı bir otelin çamaşırhanesinde çalışarak kızlarını büyütürken Aysun ve ablası Canan'a da küçük yaşta aileye destek olmak düşer. Camel Trophy'de bayrak sallamaktır lise öğrencisi Aysun'un ilk işi. Okuyup iş...