Büyük Önder Atatürk’e 83 yıl önce “millet mekteplerinin başöğretmeni” unvanının verilmesi münasebetiyle tüm öğretmenlerimize armağan edilen bu anlamlı ve duygu yüklü günü kutlamanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz.
Bu müstesna günde; geri kalmışlığın ve cehaletin ortadan kaldırılarak çağdaş bir toplum haline gelebilmenin, ancak bilimsel yöntemlerle gerçekleştirebilecek bir eğitim ve öğretimle mümkün olacağına işaret eden başöğretmen Atatürk’ü; büyük feragat ve fedakarlıklarla bizleri yetiştiren tüm öğretmenlerimizi, bir kez daha, saygı ve minnetle anıyoruz.
Bilgi ve iletişim çağını yaşadığımız günümüzde ve daha büyük bir hızla yaşayacağımız gelecekte, bilgisiz, bilinçsiz, ufuksuz ve idealsiz insanların yerinin olamayacağı bir gerçektir. Bu gerçekler doğrultusunda; öğretmenin, bilgi aktaran değil bilgiyi nereden bulacağı ve nasıl kullanacağı yönünde öğrenciye rehberlik eden; mevcut bilgilere süratle ulaşma yollarını gösteren, yoruma fırsat veren; düşünmeye sevk eden; düşünceyi zorlayan bir eğitim rehberi olduğunun bilincindeyiz.
Eğitim bilimlerindeki tüm gelişmelere, okulda öğretmenlerin rehberliğinde davranışa dönüşüp...