Fransa'ya 2000 yılında gelen ve 8 yıldır burada yaşayan çarşaflı bir kadının vatandaşlık başvurusu ülkeyi karıştırdı.
3 çocuğunu Fransa'da doğuran, ana dili gibi Fransızca konuşan Feyza adlı kadın yasal tüm şartları yerine getirdiğini savunarak Fransa vatandaşlığı için başvuruda bulundu. Ancak yapılan mülakat sırasında laiklik ve demokrasi gibi kavramların anlamını bilmediği, günlük hayatında da kocasının sözünden dışarı çıkmadığı belirlendi ve başvurusu “Fransız toplumuna yeterince entegre olamadığı” gerekçesiyle reddedildi.

Radikal İslam'ın simgesi

32 yaşındaki kadın, “Çarşaf din özgürlüğümdür” diyerek dava açtı. Ancak sonuç değişmeyince olay Fransız yüksek mahkemesine taşındı. Yüksek mahkeme de “Radikal İslam'ın simgesi çarşafı giyen Feyza Fransız değerlerine aykırı yaşantısı nedeniyle vatandaş olamaz” sonucuna vardı. Konuyu kapağına taşıyan Liberation “Laiklik ve İslam'ın uyuşmadığı bir kez daha kanıtlandı” yorumunu yaptı. Gazeteye konuşan hukukçu Daniele Lochak, “Kararın gerekçesi çok garip. O zaman kocasından dayak yiyen Fransız kadınları vatandaşlıktan atmak gerek” dedi.

“İslam yeniden tartışmaya açıldı”

Le Monde gazetesi başyazısını çarşa...