Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bayramlar gibi coşkulu kaynaşma gününde mutluluğun dışında kalmamaya ve kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya özen gösterilmesini isteyerek belirterek, ''Bayramın, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacağını'' belirtti.

Orucun derin manevi eğitiminin, sahur ve iftar bereketinin, teravih coşkusunun ve Kur'an tilavetinin kalplerde huşu uyandırmasının sevincini derinden hissederek gönülleri coşturup, maneviyatın canlandırıldığını belirten Bardakoğlu, şunları kaydetti:

''Bu vesileyle hikmet gözüyle iç dünyamıza bir yolculuk yapıp, kendimizi sorgulayıp özeleştiri yaparak günah, çirkin ve kötü olan her şeyi geride bırakma kararı aldık. Camilerimiz, cemaatle kılınan namazlarla ayrı bir canlılık kazandı. Ellerimiz her zamankinden daha çok iyiliğe açıldı. Fakirleri, kimsesizleri gözeterek, düşkünlere yardım ederek yardımlaşmanın ve dayanışmanın, hayırda yarışmanın, yaraları sarmanın, insanların derdiyle dertlenmenin en güzel örneklerini sergiledik.

Büyük bir bütünün anlamlı bir parçası olduğumuzu anlaya...