Yola çıkan 83 Arakanlı Müslümandan 33'ü ya Budist 'sniper'larca vuruldu ya da diri diri toprağa gömüldü.

Gece saatleri Bangladeş ile Burma 'yı birbirinden ayıran Naf Nehri 'nin Hint Okyanusu'yla buluştuğu yerde yoğun hareketlilik var. Burma'daki katliamların artmasından sonra topraklarını terk etmek zorunda kalan Müslümanlar burayı adeta hicret yoluna çevirmiş. Gün ağarmak üzereyken Naf Nehri'nin kenarında karartılar beliriyor. Küçük gruplar halinde kadın, erkek, çoluk çocuk ormanın içine doğru giriyor.

Saat sabahın 5'i muson yağmurları mevsimi. Gökyüzü adeta yarılmış alabildiğince yağmur yağıyor. Çok sessiz hareket eden grupla nehrin biraz yukarısında yüz yüze geliyoruz. Oldukça heyecanlanıyorlar, hatta bazıları yakalandık korkusuyla titremeye başlıyor.

Arakan lıların ölümden kaçış yolculuğunun en yakın köye kadar birlikte sürdürüyoruz. Yolda grubun en yaşlılarından biri olan Ahmed Khan, "Ailemden ayrıldım, onları kaybettim. Askerler evimizi bastı köydekileri öldürmeye başladı. Hiçbir şey yapamadık. Oğlum orada kaldı ben onsuz buralarda ne yapacağımı bilmiyorum" diye gözyaşı döküyor. Ağlamamak için kendini zor tutan Mahfu'nun durumu da farklı değil. O da korku...