Halk arasında kullanılan “Gelin girmeyen ev vardır ama ölüm girmeyen ev yoktur” sözü, hayatın acı gerçeklerinden biri...

Bunun dışında bir de “ölüm hak miras helal” diye bir atasözü var. Bu da ölümün olağan olması gibi mirasın da paylaşılması olağandır, anlamına geliyor. ÖLÜM, MİRAS VE VERGİ Ölüm halinde, ölenin borcu daha fazlaysa, ölüm tarihinden itibaren “üç ay içinde” mirası reddetmek mümkün (Medeni Kanun Md. 606). Bu süre içinde reddedilmediği takdirde, miras; mirasçı tarafından kabul edilmiş oluyor (MK Md. 610). Mirası reddeden kişi, ölen kişiden bağlanacak olan dul ve yetim aylığını alabiliyor. Bu da önemli bir avantaj. Ölüm halinde, mirasçılar dört ay içinde “veraset ve intikal vergisi” beyannamesi verecekleri için bu süre dolmadan “sulh hukuk mahkemesi”ne ya da notere başvurup “veraset ilamı” yani kimlerin ne oranda mirasçı olduklarını gösteren mahkeme kararı almaları gerekiyor. Ölüm nedeniyle intikal eden miras üzerinden, mirasçılar beyanname verip “veraset ve intikal vergisi” ödüyorlar. Duruma göre de ödemiyorlar.