Karadeniz'in köylerinde bir zamanlar mısır tarlalarının bereketiyle dönen su değirmenleri, bugün sessizliğe bürünmüş durumda. Fındık ve çay bahçelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte mısır üretiminin azalması, bölge kültürünün köklü bir parçası olan değirmenciliği de yok olma noktasına getirdi. Eskiden her köyün çarkları suyla dönüyor, taşların sesi üretimin ritmini tutuyordu. Bugün o sesler, yalnızca birkaç köyde yankılanıyor. Keşap'taki bu son değirmen, Karadeniz'in üretim kültürünün ve emeğe dayalı yaşam biçiminin sembolü olarak zamana direniyor.
DEĞİRMENCİLİK KAYINPEDERİNDEN MİRAS KALDI
Giresun'un Keşap ilçesinde ayakta kalmayı başarabilen tek değirmencilik ise Ayşe Ceylan tarafından yaşatılıyor. Kayınpederinden miras kalan değirmeni yaklaşık 15 yıldır işleten Ceylan, suyun gücüyle dönen bu çarkları ayakta tutmak için mücadele ediyor. Ceylan "Keşap'ın Karabulduk köyünde 13 yıldır bu mesleği severek yapıyorum. Bu değirmeni daha önce baba mesleği olarak kayınpederim yapıyordu. Ancak rahatsızlanıp hasta olunca tek geçim kaynağımız olan değirmenciliği yapmak bana kaldı. Ben de ilk zamanlarda zorlansam da şimdi severek yaptığım bir meslek haline geldi. Uzun...