2020 yılının başından itibaren dünya gündeminde yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele konusu ilk sıralarda yer alıyor. Bugüne kadar yaşananlara bakıldığında dünyanın aslında bu salgına hazırlıksız yakalandığını ve her ülkenin virüsle genel olarak kendi imkânları ve kendine has metotlarla mücadele ettiğini görüyoruz. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşanan bu kriz karşısında etkisiz kaldı. Son yıllarda Birleşmiş Milletler’in (BM) uluslararası arenadaki sorunlar karşısındaki tavrı, nasıl ki yapılan açıklamalardan ibaret kaldıysa DSÖ’nün bu kriz karşısındaki tutumu da bu şekilde oldu. Tüm bunlara ek olarak Kovid-19 tehdidinin gölgesinde kalan İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma süreciyle, salgının AB’de meydana getirdiği çatlak da göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemde mevcut siyasi ve sosyo-ekonomik dengelerde büyük değişikliklerin yaşanacağını tahmin etmek mümkün.

Kovid-19’un “Kuzey Kore ve Türkmenistan gibi ülkeler dışında” etkilemediği ülke yok. Bazı ülkeler daha fazla, bazıları daha az kayıp verirken, ülkelerin bu süreçte aldıkları önlemler de farklı oldu. Salgına ilişkin Çin, İran, İtalya, İspanya ve ABD gibi ülkeler sırasıyla en fazla gündemde ol...