Fransa'da Ulusal Mecliste onaylanan "ayrılıkçı" yasa tasarısı, Müslümanlara ve dini derneklere yönelik içerdiği uygulamalarla, İslam karşıtlığı yasal zemin kazanıyor.
İslam karşıtı uygulamalarla sık sık gündeme gelen Fransa, bu kez çerçeveyi daha geniş tutarak "siyasal İslam" ve "İslamcı ayrılıkçılıkla" mücadele kisvesi altında ülkedeki Müslümanları daha da baskı altında tutacağı gerekçesiyle eleştiriliyor.
İçişleri Bakanı Gerald Darmanin'in 11 Şubat'ta televizyon programında aşırı sağcı Marine Le Pen'i yeteri kadar İslam karşıtı olmamakla suçlaması ve "İslam'da mezhepsel sapmaların olduğunu" açıklaması aslında Paris yönetiminin İslam'ı ve Müslümanları sorun olarak gördüğünü gösteriyor.
Fransa'nın bu tasarıyla "Müslümanlara karşı baskı politikasını" geliştirirken devletin tüm imkanlarını ve altyapısını kullanılacak olması tasarının en çarpıcı yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, ülkedeki ekonomik ve sosyal krizlerden popülaritesi oldukça düşen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un gözünü gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimine çevirdiği, bu bağlamda sağ ve aşırı sağ seçmenin oyları için bu politikayı seçtiğini belirtiyor.