Johannesburg'un belalı mahallelerinden Berea'da, bir duvardaki metalden bölmeye pek çok kişi bir kere dönüp bakmaz bile.
Anneler, genellikle yeni doğmuş bebeklerini, bulunup bakılmaları için bu metal bölmeye isimsiz şekilde bırakabiliyor.
Bebek "kutuya" yerleştirildiğinde, üzerine konduğu yataktaki alıcılar, alarmı harekete geçiriyor.
"Umut Kapısı" yetimhanesinde çalışan bakıcılardan biri "Alarm çalmaya başladığında her şeyi bırakıp koşuyorsunuz çünkü orada hayatta kalmak için mücadele eden küçücük bir bebek olduğunu biliyorsunuz" diyor.
Ardından bulunan bebek, tıbbi muayeneden geçiriliyor. Bu merkezde çalışan Angela Kizobokamba, "Kutuya konan bazı bebekler sağlıklı çıkıyor ama hepsi o kadar şanslı olmuyor. Kimisi susuz, kimisi yeterince beslenmemiş ya da yaşına göre olması gereken kilonun altında oluyor, o zaman onları sağlıklarına kavuşturmaya çalışıyoruz" diyor.
'Bebek kutusu', ilk kez 1999 yılında yerel bir kilise tarafından kullanılmaya başlanmış. Kilise, her ay bölgede bulunan bebek cesetlerinin sayısının artması karşısında bu yola başvurmuş.
"Umut Kapısı"na bugüne dek 960'dan fazla bebek ulaşmış - bunların...