Haber61.Net - Haber Servisi - Çağlayan gibi akan derelerin kenarında nereye gittiği belli bir su kanalı. Su kanalının ucunda ilk bakışta ne olduğu anlaşılamayan minik bir gölet şeklindeki su birikintisi. Bu göletin devamında kara taştan yapılmış duvarların üzerinde kurulan derme çatma bir çatı ve altında bir su şırıltısı eşliğinde dönen kocaman çark ya da taşlar. Sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış mısır, buğday ve çavdar çuvalları. Onlar unutulmaya yüz tutmuş su değirmenleri.Geçmişte su değirmenleri ile iki yassı taş arasında ezilen mısır ve buğday tanelerinden un elde etmeyi başaran insanlar günümüzde unun fabrikalarda üretilmesi sebebiyle değirmenlere eskisi kadar rağbet göstermiyor. Bu nedenle değirmencilik mesleği de unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasına girdi. Bir çoğu teknoloji yüzünden ihtiyaç duyulmaması ve ilgisizlik sebebiyle harabeye dönen su değirmenlerinden bazıları ise sürekli kendileri ile ilgilenen yaşlı kişiler sayesinde Doğu Karadeniz'de asırlardır çarklarını döndürmeyi sürdürüyor. 200 YILLIK DEĞİRMEN Trabzon'un Düzköy ilçesine bağlı Çolaklı...