Birbirinden farklı onlarca alternatif etkinliğin gerçekleştirildiği Doğu Karadeniz'de bir günde hem denize girebilirken hem de yaylada doğanın keyfi çıkartılabiliyor.
Doğu Karadeniz'in en önemli yerleşim yerleri arasında yer alan Trabzon, binlerce yıllık tarihi ile yerli ve yabancı turistlerin gezmeden gidemeyeceği yerler arasında yer alıyor.
Sümela Manastırı'nı kar altında görmeden, ülke turizmi ve bölgenin tanınmasına önemli katkı sağlayan, stresten ve şehir gürültüsünden ve hava kirliliğinden uzak, doğanın tadına varılabilecek ender güzelliklerden olan Uzungöl'ü görmeden Trabzon'dan ayrılmak istemeyen ziyaretçiler, Selçuklu, Bizans ve Gürcü mimarilerinin ortak özelliklerini bir arada barındıran, 13. yüzyıldan günümüze değişikliğe uğramadan ulaşan Ayasofya Müzesi'ni gezip ilden ayrılabilir.
Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesi, şehrin 7 kilometre güney-batısında bulunan ve Trabzon halkının Atatürk'e bir hediyesi olan, 19. yüzyıl sivil mimari örneklerinden Atatürk Köşkü ilin diğer tarihi eserleri arasında yer alıyor.
Semaverinizin dumanı tüterken, çayınız da demlenirken, Trabzon'un genel görünüşünü, Karadeni...