Bu isim Karadeniz'den bir zamanlar göç etmiş ama yıllar sonra kendi topraklarını özleyen ve dönen-dönemeyen insanların özlemlerini, arafta kalışlarını bir romancı diliyle anlatıyor. "Farzet ki Dönemedim" de, Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan insanların yakın geçmişte neler yaşadıkları ve nasıl hikâyelere sahip oldukları konularına odaklanıyor ve bir anlamda sosyal ve ekonomik şartlar nedeniyle bölgeden göçmüş insanların bölünmüş hayatları vesilesiyle Karadeniz insanının iç dünyasına işaret ediyor. 

 

Dursun Ali Sazkaya bu amaç için kendi ailesinden karakterleri seçmiş. Bir ailenin yaşam serüveninden hareketle göç psikolojisini, yabancılaşmayı, geride kalmanın yaşattığı yalnızlaşmayı duru bir anlatımla okurlarına aktarmayı başarmış. Kitabı okurken kendinizi eski zamanlarda gezinirken buluyorsunuz. Başından sonuna kadar hüzün atlasında gezdiriyor insanı. Ama "Farzet ki Dönemedim" makro anlamda da önemli şeyler vadediyor okurlarına. 

 

Bunlardan özellikle bir tanesi çok önemli ve çarpıcı. Günümüzün küresel dünyasına yüz küsur yıl önce açılan, iş için dünyanın çeşitli yerlerine dağılan bölge insanının cesareti ve kendine olan özgüveni. Coşkulu derelerde a...